<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636</id><updated>2012-02-16T19:26:43.292+02:00</updated><category term='Medya'/><category term='Konu Dışı'/><category term='Futbol'/><category term='Champions League'/><category term='Photo'/><category term='Televizyon'/><category term='Galatasaray'/><category term='Video'/><category term='Blog'/><category term='Transfer'/><category term='Nba'/><category term='Fotoğraf'/><category term='Tenis'/><category term='Basketbol'/><category term='Tbl'/><title type='text'>Nöbetçi Golcü</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>48</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-5958872796908955365</id><published>2009-09-10T05:01:00.003+03:00</published><updated>2009-09-10T05:12:06.210+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Televizyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konu Dışı'/><title type='text'>Bir Reklam #1 - Mustafa Karadeniz Şakaları ( VCD)</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SqhfN5widOI/AAAAAAAAAIs/2L6z717Y3nc/s1600-h/VI343762MS883_250.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5379654447341401314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 250px; CURSOR: hand; HEIGHT: 250px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SqhfN5widOI/AAAAAAAAAIs/2L6z717Y3nc/s400/VI343762MS883_250.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt; CD 1:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Bir Vietnam Masalı (Latif Doğan' a Yapılan Şaka)&lt;br /&gt;2.Savaşın İçinde (Sanatçı Ne Yapar?)&lt;br /&gt;3.Öteki Dünyanın Yüzü (Tayfun Duygulu Hayaletler Ülkesinde)&lt;br /&gt;4.Ava Giden Avlanır (Görüntü Kayması Şaka İçinde Şakadır)&lt;br /&gt;5.Tabutta Canlı Var&lt;br /&gt;6.Her Araba Boyanmaz&lt;br /&gt;7.Araba Boyamanın Yıldönümü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;CD 2:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;1.Bir Elin Nesi Var (Güneş Enerjisinden Bomba)&lt;br /&gt;2.Gülmeyen Kadının Gülüşü&lt;br /&gt;3.Buşun Düşü&lt;br /&gt;4.006 Cemis Zapıta&lt;br /&gt;5.Dal Sarkar Dozer Kalkar&lt;br /&gt;6.Otel Odası (Papağan Konuşursa)&lt;br /&gt;7.Rastgele&lt;br /&gt;8.Biri Soyunur Biri Bakar Kıyamet Ondan Kopar&lt;br /&gt;9. Ufolar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Belki yeni bir başlangıç, belki de sadece bir post.&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;                                                            " Zubizaretta"&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-5958872796908955365?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/5958872796908955365/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=5958872796908955365&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5958872796908955365'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5958872796908955365'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/09/mustafa-karadeniz-sakalar-vcd.html' title='Bir Reklam #1 - Mustafa Karadeniz Şakaları ( VCD)'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SqhfN5widOI/AAAAAAAAAIs/2L6z717Y3nc/s72-c/VI343762MS883_250.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6340864757380888638</id><published>2009-07-30T10:26:00.001+03:00</published><updated>2009-07-30T10:27:37.117+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Elano ve Galatasaray Üzerine</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SnFLMOF4BJI/AAAAAAAAATg/hz1acR7jF_Y/s1600-h/elano.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SnFLMOF4BJI/AAAAAAAAATg/hz1acR7jF_Y/s400/elano.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364151304488223890" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: verdana; font-size: 12px; "&gt;Elano'yu tanıtalım önce, kısaca. Çıkış yaptığı ilk kulübü olan Santos'ta, 2001-2005 yılları arasında forma giydi. Brezilya'nın yetiştirdiği diğer önemli yetenekler Robinho ve Diego da, 2002 yılından itibaren Santos forması giymeye başladı. Diego 2004 yılında, Robinho ise Elano ile birlikte takımdan ayrıldı. Bu denli büyük futbolcularla birlikte, eş zamanlı kadroda bulunmasına rağmen, 4 sezonda tam 131 maça çıkmış bir futbolcu Elano. Sezon ortalaması 32-33 maç demek. Brezilya'da takımların, bir sezon boyunca toplam 40-50 maç oynadığını hesap edersek, Robinho ve Diego ile birlikte oynayan bir futbolcu için hiç de fena sayılmamalı bu rakam. Santos kulübü, bu 3 oyuncunun varlığında 2002 ve 2004 yıllarında Brezilya SeriA şampiyonu oldu ayrıca, belirtmek gerek. Bireysel olarak başarılı değildi Santos'ta Elano yalnızca, takımını da birkaç üst basamağa taşımayı başardı, Robinho ve Diego gibi yıldızlarla birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Santos'tan 7 milyon euro karşılığında Shaktar Donetsk'e transfer oldu. Orada da istikrarını devam ettirdi ve sezonda ortalama 24.5 maça çıktı. Ne var ki, Shaktar ondan istediği geliri elde edemedi. Aldıkları fiyatın yalnızca 1 milyon euro üstüne Manchester City'e gönderdiler. Özellikle, takımdaki ilk senesinde ve ikinci senenin ilk devresinde gösterdiği performans çok etkiliydi. İkinci yarıda bir düşüş yaşadı ve Arap, Abu Dhabi grubunun satın aldığı kulüp tarafından, doğal olarak gözden çıkarıldı sezon sonunda. Bunda, geçen sezon Stephen Ireland'ın göstediği harika performans ve Gareth Barry transferlerinin de etkisi var mutlaka. Bu iki oyuncudan formayı kapmanın zor olacağını bilen Elano da takımda kalmaya fazla istekli değildi. Inter ve Milan söylentileri de geçti onun için, ki bana göre Milan söylentileri doğruydu, Andrea Pirlo'nun satışının söz konusu olmasından dolayı. Galatasaray tercihinin sebebinde en önemli etken şüphesiz, almış olduğu forma garantisidir. Seneye, 2010 Dünya Kupası var ve Elano, Brezilya Milli Takımı'nın her daim ilk 11'inde yer alan bir oyuncu. Manchester City'de kalsaydı veya Milan'a gitseydi, önümüzdeki Dünya Kupası'nda oynama şansını riske atabilirdi. Galatasaray'da bu sezon göstereceği iyi performans, ona Dünya Kupası'nda forma şansı olarak geri dönebilir. Gerçekçi olmak gerekirse, Elano gibi en üst düzey takımlarda forma giyebilecek bir oyuncunun yıllarca Galatasaray'ın parçası olabilmek adına, İstanbul tercihi yaptığını söylemek haksızlık olacaktır. Muhtemelen, bu sezonki iyi bir oyunun ardından, Dünya Kupası'nda da ismini parlatıp, Avrupa'nın birinci sınıf kulüplerine geri dönüş yapmak isteyecektir, yaşı 30'u görmeden. Böyle bir satış söz konusu olsa da olmasa da, Galatasaray kazanan taraf olacaktır. İlk seçenek iyi bir bonservis ücreti, ikinci seçenek kadroda Elano gibi kaliteli bir oyuncu demek olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elano'nun, göstereceği bireysel performansın ötesinde, Galatasaray'ın ilk 11'inde ve şablonunda çeşitlendirmeler yaratacak bir futbolcu olması çok önemli. Emre Çolak'ın PAF takıma yollanırken, Serdar Eylik'in A takımda tutulması, Arda Turan'ın orta alanın ortasında düşünüldüğünün bir göstergesiydi bana kalırsa. Ama, genel geçer doğru yoktur futbolda hiçbir zaman. Oturmuş ve kalıplaşmış bir sistem her zaman iyidir ve bir geleneğin ortaya çıkmasını sağlar, ki muhteşem bir şeydir bu. Ama, yeri geldiğinde ve gerektiğinde bu kalıplaşmış sistemin ve oyun yapısının dışına çıkıp çeşitli opsiyonlar yaratabilmek de oldukça önemli ve kilit bir noktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elano'nun, Galatasaray'a birden fazla opsiyon ve açılımlar sağlayacağını düşünmemin en önemli sebebi, Brezilyalı futbolcunun birden çok mevkiide görev yapabilmesi. Evet, bir orta saha oyuncusu ama mevkiisi içinde değişikliklere son derece müsait bir yapısı bulunuyor. FM tabiriyle, orta sahanın ortasında, midfielder center (MC), olarak kullanılabildiği gibi; - yine FM tabirleriyle devam edelim - AMC, AMR ve hatta AML pozisyonlarına kayabilmesini mümkün kılan bir oyun yapısı var, Elano'nun. Elano, klasik bir 10 numara değil. Ancak "oyunun her iki yönünü oynayabilen oyuncu" kalıbının da tam olarak içinde sayılmaz. Nevi şahsına münhasır diyebileceğimiz bir yapısı var ve illa kadro içinden birine benzetmek gerekirse, Ayhan Akman'ın 2-3 gömlek üstünde bir kaliteye sahip olan ve Ayhan'ın biraz daha kaleye yakın olanı diyebiliriz, kendisi için. Top kontrolü, bu ligin görüp görebilecekleri arasında en iyisi. Oyun zekası üst seviyede ve çok iyi bir pasör. "İyi pasör" derken kast ettiğim, Lincoln gibi tek bir pasta takım arkadaşlarını rakip kaleciyle karşı karşıya bırakabilmesi değil. Daha ziyade, oyunu kuran, takımın maestroluğunu üstlenen, takımı yönlendiren türden paslar bunlar. Uzaktan şutları ve frikiklerinden de, sezonda size 5-10 gol arasında bir rakam garanti edebilecek bir oyuncu. Ciddi sakatlık sorunları yaşamış bir futbolcu değil ve iş ahlakı da, Brezilyalıların genelinden biraz daha farklı. Bu yönüyle ön plana çıkmayabilir ama bu yönünün sorun yaratmayacağını ve takıma zarar vermeyeceğini söylemek, eminim pek çok kişiyi rahatlatmaya yetecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim, Arda-Elano birlikteliğine. Galatasaray'ın şu anki mevcut 4-1-2-3'ünde, orta ikilini yaratıcı özelliklere sahip olması bir gereklilik. Bu açıdan Elano transferi oldukça önemli. Ancak, ikisinin birden tercih edilecek olmasına pek ihtimal vermediğimi söylemeliyim. Arda ve Elano ikilisi, klasik 10 numaralardan farklı olarak, sahada koşmayı ve mücadele etmeyi size garanti edebilir; ancak, Arda'nın ortada oynadığı Tobol maçında, daha çok bir serbest oyuncu hüviyetinde olduğunu belirtmek gerekiyor. Zaten, böylesine yetenekli bir oyuncuyu sabit olarak bir noktaya çivilemek pek de mümkün ve doğru bir tercih olarak gözükmüyor. Lakin, Arda ortada oynarken, partnerleri Mustafa Sarp ve Ayhan Akman gibi oyunculardı ve zaman zaman yerini kaybeden ve kanatlara açılan Arda'nın yerini az çok idare edebiliyorlardı. Buna rağmen Tobol'un, üst üste 2-3 pasta Galatasaray defansıyla karşı karşıya kaldığını düşünürsek, Arda ve Elano ikilisinin, çok daha güçlü rakipler karşısında, bu bakımdan sıkıntı yaratabileceğini söyleyebiliriz. Üstelik, Elano da Arda gibi hücumu seven bir oyuncu. Bu birliktelik denenebilir ve bazı takımlara karşı olumlu sonuçlar da elde edilebilir, ama süreklilik arz eden bir tercih olmaz. En azından benim gözümde. Arda ve Elano'yu yan yana oynatmaktansa, geçen sene dahi zorlandığının sinyallerini veren Kewell'ı bir rotasyon oyuncusuna dönüştürüp yedek kulübesine büyük bir güç katmak ve yukarıda sıkça bahsettiğimiz Elano'nun yaratacağı çeşitli opsiyonlardan faydalanmak en doğrusu gibi görünüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray'ın orta sahadaki üçlüde kullanabileceği oyunculara bir göz atalım; Mustafa, Ayhan, Linderoth, Mehmet, Arda, Elano, Barış. Kanatlardaki opsiyonlar ise şöyle; Keita, Kewell, Arda, Elano, Yaser, Serdar Eylik. Orta saha rotasyonu açısından elinin oldukça kuvvetli olduğu söylenebilir Galatasaray'ın. Orta sahadaki üçlüden, birinin biraz daha geride ve emniyet sibobu göreviyle kullanılacağını biliyoruz. Bu isim, sakatlığından sağlıklı bir biçimde dönmesi halinde, yüksek bir olasılıkla Mehmet Topal olacaktır. Arkasında da Mustafa Sarp bekleyecek. 3. opsiyon olarak da, hem ortadaki ikilide, hem emniyet sibobu görevi görebilecek olan Tobias Linderoth. Burada, herhangi bir sıkıntının yaşanacağını zannetmiyorum. Onların önüne geliyoruz; bu 3 ismi çıkardığımızda elde kalıyor Ayhan, Barış, Arda ve Elano. Barış, şu ana kadar pek kullanılmadı ve Frank Rijkaard'ın akıl futbolunda kendine yer bulabilmesi de açıkçası kolay gözükmüyor. Zira kendisi, Galatasaray takımının görüp görebileceği tekniği en zayıf orta saha oyuncularından biri. Yine de, yedek kulübesi için gayet iyi bir isim olacaktır. Kalan 3 isimden Ayhan Akman'ın da ilk 11'e yerleşeceğini farz edersek, elde Arda Turan ve Elano kalıyor. Galatasaray'a opsiyon yaratan durum, işte bu. İster, Arda Turan'ı ortada kullan, Elano'yu ileri üçlünün sağına at ve sol tarafta Serdar-Kewell ikilisinden birinden faydalan. Ki, bu durum da sağ tarafta Keita dışarıda kalıyor. Elano'yu dışarı alıp Keita da oraya yerleştirilebilir dolayısıyla. Veya, Elano ortada kullanılır, Arda Turan alışık olduğu mevkiiye geçer, sağ tarafta Keita'dan faydalanılır, ki şu an en akla yatkın seçenek bu gibi görünüyor. İster, Arda ile Elano'yu iki kanatta kullan, orta sahaya Barış gibi bir mücadeleci ismi ekle... Opsiyonlar bol kısacası. Bunun dışında, Elano'nun forvet arkasında, supporter oynamaya yatkın bir isim olması, sistem opsiyonlarını da beraberinde getiriyor. Gerek duyulduğu anda, 4-2-3-1 ve baklavalı 4-2-2 sistemleri tercih edilebilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Galatasaray kadrosu, şu an gayet yeterli ve yeni sezona hazır görünüyor. İleride tek santrfor olarak değerlendirilecek olan Milan Baros'un iyi bir yedeği hali hazırda yok. Özgürcan ve Erhan Şentürk denendi, ama olmadı. Cem Sultan da aynı şekilde. Serkan Çalık da henüz sakatlığını atlatabilmiş değil. Shabani Nonda da, hazırlık kampında görüldüğü kadarıyla 2007-08 sezonundaki performansına geri dönüş yapmaya pek niyetli değil gibi. Bu durumda akla hiç gelmeyen ama denenebilecek bir opsiyon cepte duruyor: Abdulkader Keita. Fildişili oyuncunun sağ açıktan sonra en verimli oynadığı bölge, Milan Baros'un oynadığı bölge. Elbet, etkinliği Baros'a göre daha az olacaktır ve Baros'un sakatlık veya başka sıkıntılar çekmesi halinde, eksikliği her ne olursa olsun hissedilecektir, ama Keita ve Elano transferlerine ödenen 15 milyon euro civarında bonservisten sonra, Galatasaray yönetiminden bir de Milan Baros'u yedekleyecek santrfor transferi beklemek haksızlık olabilir...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6340864757380888638?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6340864757380888638/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6340864757380888638&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6340864757380888638'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6340864757380888638'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/elano-ve-galatasaray-uzerine.html' title='Elano ve Galatasaray Üzerine'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SnFLMOF4BJI/AAAAAAAAATg/hz1acR7jF_Y/s72-c/elano.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-701269210128324028</id><published>2009-07-30T04:07:00.004+03:00</published><updated>2009-07-30T04:27:35.368+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Transfer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Elano Blumer</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnDzQOdqq5I/AAAAAAAAAIk/BxCNowAAg3Y/s1600-h/B_4396_27b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364054616284244882" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 152px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnDzQOdqq5I/AAAAAAAAAIk/BxCNowAAg3Y/s400/B_4396_27b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;Uzun saçlarına kurban olduğumun Haldun Üstünel'i yine yaptı yapacağını. Tam uyumaya yeltenirken, arkadaşlarımdan aldığım bir telefon yataktan devrilmemi sağladı doğrusu. Şu sıkıcı geçen, sıcak Adana gecesinde büyük mutluluk benim adıma. Şu iki sezondur, kombineye verdiğimiz paraya fazlaca değecek işler yapıyor Galatasaray yönetimi. Hatta ben bir bu kadar para vermeye de razıyım, böyle transferler olacaksa. Babam razı mı bilemiyorum ama... Artık Avrupa'da özlediğimiz başarı çok da uzakta değil sanırım. Neyse kısaca çok önemli transfer şüphesiz, şu mutluluk verici postu resmi sitede ki Elano haberiyle bitirmek en doğrusu sanırım. Tabi sitedeki değerlendirmenin kat kat iyisini Mesut illaki yapar. Top sende Mesut!.. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;" Galatasaray, Manchester City'nin Brezilyalı Yıldızı Elano Blumer'le 4 yıllık sözleşme imzaladı.28 yaşındaki Elano, orta sahada hücuma yönelik görev yapabilen, her iki ayağına da hakim, uzaktan etkili şutlar atabilen ve gerektiğinde orta sahanın farklı mevkilerinde oynayabilen bir isim.Mevkisinde Kaka, Ronaldinho, Diego, Juninho gibi isimler olmasına karşın tam 35 kez Brezilya Milli Takım forması giyen Elano, 6 gol kaydetti.Disiplinli futbolunu tekniğiyle birleştirebilen ender Brezilyalılar'dan birisi olan yıldız futbolcu, Manchester City'den önce Shakthar Donetsk ve Santos takımlarında forma giydi.Brezilyalı yıldız, Cuma günü İstanbul'a gelecek. Elano'nun geliş saati ve imza töreniyle ilgili bilgiler GSMobile ve GSTV'den açıklanacak."&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Bu post gözler dolu, eller titreyerek yazılmıştır. Her türlü mübalağa girişimi ciddiye alınmaya. Yazım hataları hoş görüne. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not2: &lt;a href="http://goal.com/en/news/11/transfer-zone/2009/07/29/1410107/milan-inter-to-fight-for-manchester-citys-elano-report"&gt;Buyur&lt;/a&gt; burdan yak dayı. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şen ola Cimbom, şen ola...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 260px; CURSOR: hand; HEIGHT: 180px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.webhaber.com/tmp/haber/1249.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-701269210128324028?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/701269210128324028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=701269210128324028&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/701269210128324028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/701269210128324028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/elano-blumer.html' title='Elano Blumer'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnDzQOdqq5I/AAAAAAAAAIk/BxCNowAAg3Y/s72-c/B_4396_27b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-4211934553707254007</id><published>2009-07-29T20:57:00.002+03:00</published><updated>2009-07-29T21:07:11.577+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Asker Sözü</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnCNv6BbByI/AAAAAAAAAIM/pXZliEDa64k/s1600-h/71CD185A7967E648BB1B459Ar.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363943010366850850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 241px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnCNv6BbByI/AAAAAAAAAIM/pXZliEDa64k/s400/71CD185A7967E648BB1B459Ar.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;"Elbette bizi eleştirmek isteyenler olacaktır. Ancak şunu söyleyeyim: Biz 5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz. 7 yeriz, 9 yeriz ama 8 yemeyiz"&lt;/em&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;em&gt;&lt;/em&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yürüyedur Yiğido!&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-4211934553707254007?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/4211934553707254007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=4211934553707254007&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4211934553707254007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4211934553707254007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/asker-sozu.html' title='Asker Sözü'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SnCNv6BbByI/AAAAAAAAAIM/pXZliEDa64k/s72-c/71CD185A7967E648BB1B459Ar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-2983482996094016440</id><published>2009-07-29T13:15:00.000+03:00</published><updated>2009-07-29T13:15:00.705+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Zlatan</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-TWkEFrhI/AAAAAAAAAQo/nibkIJVExRg/s1600-h/zlatan.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 293px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-TWkEFrhI/AAAAAAAAAQo/nibkIJVExRg/s400/zlatan.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363667697068781074" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;What do you know about the history of Barça and its player?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;i&gt;"Some great stars have played for Barça. Ronaldo, Romario, Stoichkov, &lt;b&gt;Hagi&lt;/b&gt;, Maradona, Ronaldinho..., they're great names. Everyone knows them and becoming a part of that history is one of my objectives. Everyone wants to come to Barça but not just anyone can do that."&lt;/i&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-2983482996094016440?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/2983482996094016440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=2983482996094016440&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2983482996094016440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2983482996094016440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/zlatan.html' title='Zlatan'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-TWkEFrhI/AAAAAAAAAQo/nibkIJVExRg/s72-c/zlatan.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7810399488877608015</id><published>2009-07-29T12:00:00.000+03:00</published><updated>2009-07-29T12:00:01.025+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kafan Güzel Mi Leonardo?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-OcCBA4qI/AAAAAAAAAQI/wTFV41aqdGg/s1600-h/leonardo.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 283px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-OcCBA4qI/AAAAAAAAAQI/wTFV41aqdGg/s400/leonardo.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363662293450154658" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Milan için geçen sezon hayal kırıklığıydı. Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılar hatırına yıllarca takımın başında kalan Ancelotti, iki sene üst üste bu arenada da final görmeyi başaramayınca Milan’la yollarını ayırdı. Geçtiğimiz gün Amerika’da oynanan Inter-Milan maçının 90 dakikasını izleme fırsatı buldum. Inter oyunu istediği gibi dikte ederek rahatlıkla galibiyeti ulaştı, ki onlarla ilgili bir yazı da gelecek fırsat olduğu zaman. Milan ise, abartısız bir şekilde söylüyorum ki rezaletti. Hazırlık maçları karar vermek için erken ve yanıltıcı olabiliyor her zaman tabii, ama her iki takımın da ideal 11’ine yakın kadrolarla sahaya çıktığını söylemek lazım. Eski futbolcuları Leonardo’yu teknik direktörlüğe getirerek Barcelona özentisi oldukları yönünde dalgaya alınan Rosseneri, sahada da Ferguson özentisi bir taktikle sahadaydı. İleride Pato ve Borriello görev yapıyordu ama ileride olmakla pek alakaları yoktu. İkisi de sık sık geriye gelip top alma çabasındaydı ve top orta sahada Pato’nun ayağındayken ceza sahası içinde haliyle tek bir Milan’lı oyuncu dahi bulunmuyordu, oraya koskoca 90 dakikada 3-4 defa girebildiler, onlarda da kabus gibi çöktü Inter defansı üzerlerine. Pato, belki bir Rooney görevi görebilir, her ne kadar fizik olarak ondan daha zayıf olsa da, ama Leonardo elinde bir Cristiano Ronaldo’su olmadığını unutmamalı. Ronaldinho’nun ölmüş futbolu üzerine de söylenecek çok şey var ama hepsi birer tekrar olacak, gerek yok.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Milan’ın transferde çektiği sıkıntı herkesin malumu. Kimle ilgilenseler alamadılar. 28 yaşına gelmiş ve kariyerinde Dünya çapında bir kulüpte forma giymemiş olan Sevilla’nın forveti Luis Fabiano’ya 20 milyonu vermekten çekiniyorlar. Ama o transferi bir an önce bitirseler iyi ederler, zira Amerika’da görüldü ki çok yetersiz bir forvet hattına sahip Milan ve Luis Fabiano veya o tarzdaki bir striker oyuncuya çok acil şekilde ihtiyaçları var. Başkan Berlusconi açıklama yapmış, tecrübeli oyuncuların çok pahalı olduğunu, genç oyunculara yönelmelerinin onlar için daha doğru olacağını söylemiş. Luis Fabiano bir ihtiyaç, genç bir oyuncu değil ama yaşlı da diyemeyiz. Ama Milan’ın bir gençleşme operasyonuna gitmesi gerektiğini de söylemeden edemiyorum 24551. kez. Luis Fabiano gibi bir adam transfer edilip yanında Borriello ve Pato’yla gayet diri forvet hattı elde edilebilir. Aynı şekilde artık kaşarlaşma evresini bile geride bırakmış kaleci Kalac, Favalli, Zambrotta, Jankulovski, Nesta gibi isimlerle de yolların ayrılması gerekiyor. Buna rağmen başkan Berlusconi’ye karşılık gelmiş Leonardo’dan; “&lt;i style="mso-bidi-font-style:normal"&gt;tecrübeli futbolculara ihtiyacımız var&lt;/i&gt;” şeklinde. Gözün doysun Leonardo tepkisini verdikten sonra, Milan’ın kadrosundaki oyuncuların yaşlarını tek tek yazan ve sonuna da takımın yaş ortalamasını koyan 25313. kişi olma şerefine nail olmak istiyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Dida 35, Kaladze 31, Flamini 25, Pato 19, Gattuso 31, Inzaghi 35, Seedorf 33, Abbiati 32, Nesta 33, Onyewu 27, Zambrotta 32, Kalac 36, Jankulovski 32, Favalli 37, Abate 22, Pirlo 30, Borriello 27, Ambrosini 32, Bonera 28, Thiago Silva 24, Oddo 33, Antonini 26, Ronaldino 29.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Yaş ortalaması: 30&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Hani 39’luk Leonardo koysak sırıtmaz. Gayet ciddiyim, şaka falan da yapmıyorum…&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7810399488877608015?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7810399488877608015/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7810399488877608015&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7810399488877608015'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7810399488877608015'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/kafan-guzel-mi-leonardo.html' title='Kafan Güzel Mi Leonardo?'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-OcCBA4qI/AAAAAAAAAQI/wTFV41aqdGg/s72-c/leonardo.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-3978193952715090194</id><published>2009-07-29T09:30:00.000+03:00</published><updated>2009-07-29T09:30:00.258+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Konu Dışı'/><title type='text'>Yok Artık Ebesinin Ali Sami - 1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-QvpY-AUI/AAAAAAAAAQQ/NCNjycLOfOE/s1600-h/emily+horne.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-QvpY-AUI/AAAAAAAAAQQ/NCNjycLOfOE/s400/emily+horne.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363664829460382018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;Bilmiyorum, başlık biraz kaba olmuş olabilir. Ama biraz sonra anlatacağım olayı okuduğumda verdiğim ilk tepki buydu ve bu tip haberlerle sık sık karşılaştığımız için devamının da gelme ihtimalini göz önüne alıp bir seri başlatalım dedik. Hikayemiz şu:&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;Kahramanımız Emily Horne eski bir manken ve porno yıldızı. Hemen google’dan ismini aratmaya kalkışmayın, yapacak olanlar var zira, biliyorum. Siz uğraşmayasınız diye ben arattım efendim, tek çıkan şey bizim anlatacağımız hikaye, görsellerde de umut vaat eden şeyler yok ne yazık ki. Neyse, ipin ucu kaçmadan geri dönelim. Emily Horne, ilk olarak 18 yaşında evleniyor. 3 yıl sonra, henüz ilk kocasından boşanmamışken bir kez daha evleniyor. Çok değil, aradan sadece 1 sene geçiyor, 2 kocası olan Horne 3. defa evleniyor. Dördüncü kez bir daha evleniyor ve 2002’de yasa dışı evlilik yaptığı gerekçesiyle 6 ay hapis cezası alıyor. Doymuyor, 2007’de 5. kez evleniyor. Tabii bu noktaya kadar kocalardan birinin durumu fark etmemesi ilginç. Hanımefendiyi de tebrik etmek lazım, helal olsun, böyle katakulli yapmak her yiğidin harcı değil. Son eşiyle evliyken durum çakılıyor ancak. Yaptırımı ne olmuş, nasıl bir ceza almış, onu bilemiyorum ama ben tam bunları düşünürken alttan gözüme çarpan okuyucu yorumu beni yarmayı başarıyor; “&lt;i style="mso-bidi-font-style:normal"&gt;porno yıldızı, 5 koca, 18 yaşında evlilik… bu kadar yükü nasıl taşımış gerçekten ilginç…&lt;/i&gt;”…..&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-3978193952715090194?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/3978193952715090194/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=3978193952715090194&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3978193952715090194'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3978193952715090194'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/yok-artk-ebesinin-ali-sami-1.html' title='Yok Artık Ebesinin Ali Sami - 1'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm-QvpY-AUI/AAAAAAAAAQQ/NCNjycLOfOE/s72-c/emily+horne.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8218564309870344979</id><published>2009-07-29T01:42:00.006+03:00</published><updated>2009-07-29T03:37:23.418+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Kolo Toure City'de</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm9_EV_KwcI/AAAAAAAAAP4/hW4djPwU-aU/s1600-h/Kolo-Toure-Posizion.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 288px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm9_EV_KwcI/AAAAAAAAAP4/hW4djPwU-aU/s400/Kolo-Toure-Posizion.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363645393819845058" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Abu Dhabi grubunun takımı satın almasından sonra Manchester City transfer yapmaya devam ediyor. Roque Santa Cruz, Stuart Taylor, Carlos Tevez, Emmanuel Adebayor, Gareth Barry’den sonra altıncı transfer Kolo Toure oldu. Arsenal’e ödenecek olan bonservis bedeli yaklaşık 14 milyon sterlin olarak yazılıyor İngiliz basınında ama henüz resmi bir açıklama yok tabii. City’nin Toure transferi de dahil olmak üzere bu 6 oyuncuya ödediği bonservis ücreti yaklaşık 100 milyon sterlin. İnanılmaz derecede büyük bir rakam ama Real Madrid’in Kaka ve Ronaldo ikilisine toplam 160 milyon euro civarı bir para ödemesinden sonra devede kulak kalıyor. Yine de City’nin transferde Madrid’den sonra en hareketli ikinci Avrupa kulübü olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;Toure transferinden önce Everton’dan Joleon Lescott’a sulanmışlardı ama kulüpten izin çıkmadı bu transfere. Arapların sağı sollu belli olmaz ama, yarın öbür gün çıkıp “Lescott’u da aldık” derlerse şaşırmamalı. Neyse, konuya geri dönelim. Kolo Toure’yi 150 bin sterlin karşılığında alıp fazlasıyla iyi bir kar elde etmiş oldu bu transferden Arsenal, ancak Adebayor’dan sonra Toure’nin de satılması Wenger’in genç masallarına inananlar sayısında bir azalmaya sebebiyet verebilir. Zira, genç fetişistliği artık sınırları aşmayı başladı. Arsenal bu al-sat veya yetiştir-sat politikasından güzel gelir elde etmiyor mu? Tabii ki ediyor, ama asıl amacını bu gençleri yetiştirip büyük kupalara oynayan bir takım yaratmak olarak belirlemiş olan bir kulübün en önemli futbolcularını tek tek elden çıkarması, haliyle bu politikaya dair tepkilerin artmasına neden oluyor. Bundan birkaç sene öncesine kadar Türk medyasının vasıfsız yazarlarının sürekli örnek verdiği bir takımdı Arsenal, artık onların bile ağzına sakız olmaktan kurtuldular, son zamanlarda pek görmüyoruz “adamlar çoluk çocukla dünyaya meydan okuyor” cümlelerini. Önemli oyuncuların satılması tepki çekiyor, ama ondan daha da fazla tepki çeken bir şey var Londra kulübünde. Bu satılan oyuncuların yerine birkaç seviye aşağıda oyuncuları transfer etmek ve bunlara hatırı sayılır derecede paralar ödemek. Kolo Toure için yazılan miktar 14 milyon sterlin, birkaç milyon aşağı yukarı oynayabilir ama buna yakın olduğu kesin bonservisin. Yerine Ajax’tan transfer edilen Thomas Vermealen’e ödenen bonservis 10 milyon sterlin. 25 milyon sterlin karşılığı yine City’e gönderilen Adebayor’un yerine ismi geçen oyuncu geçen sene Toulouse’ta patlama yapmış olan Gignac ve bonservisi için bahsedilen rakamlar 15-20 milyon aralığında dolaşmakta. Yani Arsenal takımdaki en kaliteli oyuncularını iyi paralara elden çıkarıyor ama yerine birkaç seviye altında oyuncular alıyor ve toplama bakıldığında iki oyuncudan elde ettiği kar 10 milyon sterlinin üzerine çıkmıyor. Fabregas için varolan Barcelona söylentileri de resmileşirse, ki ben pek zannetmiyorum böyle bir birlikteliğin olacağını, Arsenal FA Cup’ta oynattığı 17-18 yaşındaki çocuklarla Premier Lig’de de oynayabilir.&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm9_A3oo7PI/AAAAAAAAAPw/dnq-zfNRaEE/s1600-h/MHughesR_468x356.jpg"&gt;&lt;img style="cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 304px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm9_A3oo7PI/AAAAAAAAAPw/dnq-zfNRaEE/s400/MHughesR_468x356.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363645334132681970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;City’nin ise Arapların kulübü satın almasına rağmen çok mantıklı ve doğru tercihler yaptığını düşünüyorum transferde. Santa Cruz-Tevez-Adebayor’dan biri fazlalık diyenler olabilir, ben de katılırım, ama hatırlanması gereken bir şey var ki Santa Cruz transferi çok daha önceden gerçekleşmiş bir transferdi. Yani şu an olsa City’nin bir kez daha Santa Cruz’u 17 milyon sterlin ödeyip transfer edeceğini zannetmiyorum. Ama yine de pek sorun değil. Zira bugün İngiliz basınında çıkan bir habere göre Bojinov ve Mwaruwari’nin satış listesine konuldu. Kariyeri düşüşte olan oyuncular olmasına rağmen mutlaka taliplileri olacaktır. Ayrıca aynı haberde Elano’nun da satış listesinde olduğu yazıyordu, ona biraz şaşırdım. Gareth Barry transferi zaten bana göre bu yılın en isabetli transferi ve transferin 12 milyon sterlin karşılığında bitirilmesi, Arapların Katar kulüpleri gibi aptalca para saçmayacağının bir kanıtıydı. Toure, mükemmel bir oyuncu değil ama Micah Richards’ın rahatlıkla partneri olabilir ve ikisi iyi bir ikili oluşturabilir. Yedekte de Onuoha, Dunne ve Kompany gibi isimleri bekleyecek. Robinho ve Ireland gibi geçen senenin formda isimlerinin de ilk 11’deki yeri şimdiden garanti görünüyor. Kulübede Mark Hughes. Acil durumda sezon ortasında devreye girebilecek olan Abu Dhabi grubu da itfiaye misali kenarda duruyor olacak. City için yeni sezonda tek sıkıntı, beklentilerin onları strese sokma ihtimalinin fazla olması gibi gözüküyor. Ama hem sahadaki oyuncular bütünü, hem kulübe oldukça tecrübeli ve bence rahatlıkla üstesinden geleceklerdir bu baskının. Adanalı Jose Mourinho, City’nin transferlerini övmüş ve bence şampiyon olurlar demiş ama o kadar da değil tabii, ilk 5 onlar için yeterli olacaktır, beklentiler de bu yönde zaten. Mourinho’nun da City’nin gerçekten şampiyon olacağını düşündüğünü zannetmiyorum ayrıca. Muhtemelen İtalya’da canı sıkıldı ve bu aralar City’e kafayı takmış olan Ferguson’la eski günlerdeki gibi bir kapışmaya girişmek istiyor. Sir’in vereceği bir cevaba bakar, gerisi önümüzdeki sezonki olası bir Şampiyonlar Ligi’ndeki eşleşmeye kadar çorap söküğü gibi gelir…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8218564309870344979?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8218564309870344979/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8218564309870344979&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8218564309870344979'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8218564309870344979'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/kolo-toure-cityde.html' title='Kolo Toure City&apos;de'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm9_EV_KwcI/AAAAAAAAAP4/hW4djPwU-aU/s72-c/Kolo-Toure-Posizion.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6352794614449768970</id><published>2009-07-27T23:20:00.003+03:00</published><updated>2009-07-27T23:34:58.718+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Galatasaray'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Yeni Formalar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm4MEaS5mbI/AAAAAAAAAO4/jf8JZGulft0/s1600-h/9418__205gs200910formalar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 173px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm4MEaS5mbI/AAAAAAAAAO4/jf8JZGulft0/s400/9418__205gs200910formalar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5363237476162443698" /&gt;&lt;/a&gt;Güzel mi? Pek sayılmaz. Güzel olup olmaması büyük bir önem teşkil ediyor mu? Bence hayır. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Taraftar forumları ortaya çıktı çıkalı, yazılan çoğu eleştirileri takip ederim. %70-75'i beğenmez formayı, %10-15'lik ufak bir kesim "çok güzel olmuş, birini kendime alacağım, diğerini oğluma, öbürünü de hede hödöye..." der ki bu kesmin her sene aynı kişilerden oluşması dikkat çekmektedir. Geriye kalan diğer %10-15'lik kesim, "forma işte arkadaş, nedir bu kadar tantana, alacaksan al işte" der, amiyane tabirle. Ben de dahilim bu gruba kısmen. Formanın tasarımı ve şıklığı önemli bir olgudur ama bu kadar büyütülmesini de anlamam. Şu an çeşitli taraftar platformlarında öylesine eleştiriler var ki, Tobol'a elenilse bu kadar tepki gelmezdi sanırım. Ben de her sene kendi kendime değerlendiriyorum formaları tabii ki, zaten o sorgusuz süalsiz "forma formadır işte" diyen gruba bu yüzden kısmen katılıyorum. Şöyle bakıyorum. Mor değişik, bence güzel, geçen sene de ilk çıktığında turuncu, yoğun eleştiriler vardı ortada, sonra birden uğurlu forma kıvamına geliverdi. Parçalı bildiğimiz parçalı. Geçen seneki daha güzeldi ve bence değiştirmeden o şekilde devam etse daha iyi olurdu ama neticede yeni sezon forması bunlar, ufak nüanslar oluyor, bu sefer olumsuz olarak yansımış o nüanslar formanın üzerine. Beyaz formayı, beyaz renginin hastası olan bir insan olarak vasat buldum, genelin berbat demesini anlayabiliyorum dolayısıyla...&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Formalar hakkında görüşlerim bunlar ve bitti. Uzatılmasına, abartılmasına anlam veremiyorum. Söyledim, geçtim işte. İsterse bok rengi forma çıksın, yine gidip alacağım, o yüzden fazla takılmıyorum. Ve biliyorum ki, her sene kulüp batmışçasına eleştirilen yeni sezon formaları, sezon ortasında "sanki fena değil gibi ya" noktasına erişir bir şekilde. Rengi, bok rengi olsa da...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6352794614449768970?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6352794614449768970/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6352794614449768970&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6352794614449768970'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6352794614449768970'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/yeni-formalar.html' title='Yeni Formalar'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sm4MEaS5mbI/AAAAAAAAAO4/jf8JZGulft0/s72-c/9418__205gs200910formalar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8440979631999690001</id><published>2009-07-18T02:16:00.001+03:00</published><updated>2009-07-18T02:16:37.934+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Tobol Maçı Üzerine</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SmEGRd9jGkI/AAAAAAAAAOw/1IoAUx9LPKE/s1600-h/357120090715071235849.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 309px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SmEGRd9jGkI/AAAAAAAAAOw/1IoAUx9LPKE/s400/357120090715071235849.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5359571928717924930" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Rıdvan Dilmen, hatırladığım kadarıyla geçen seneki Panionios maçında da, ilk yarı 0-0 bitince, "Hakan Şükür" diye tutturmuştu. Evet, Hakan girdi ve oyun büyük ölçüde değişti, ama sadece bunu söylemek değil yorumculuk. Sadece Rıdvan değil, izleyen milyonlarca kişi de farkında Arda ve Baros girince Galatasaray'ın bu maçtan en azından beraberlik çıkaracağının. Rıdvan Dilmen futbolu sever, güzel tespitleri de vardır ama maalesef tekrarcı bir kişilik yapısına sahiptir ve her ne kadar söylediklerine hak verseniz de, bir yerden sonra "illallah" dersiniz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Ayrıca, bundan da önemlisi, tespit ettiğim kadarıyla, kendisi hiç mi hiç gündemi, medyayı takip etmiyor. Tamam, girip internetten uzun uzun makaleler okuyup, Tobol takımının wikipedia'sını ezberleyip gelsin demiyorum (aslında yapılması gereken bu ya, neyse), ama orada maçı yorumlayacak olan kişi, "Keita'yla Kewell nerde Ercan ya?" diye bir soru sormamalıdır bana göre. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Bunun dışında... Dünkü maç için taktik-teknik özelinde konuşulacak zerre kadar şey yoktu ortada. Ortada futbol falan yoktu zira. Millet de haliyle, yine bazı takıntılarıyla uğraştı. Sabri gibi, Yaser gibi... Hadi, Sabri'yi anlarım, adam kanser gibi takıma yapıştı da, Yaser'i kiralık gönderelim, satalım demek nedir ya? Galatasaray'ın sisteminde açık pozisyonunda kullanacağı en önemli adamlardan ve elindeki az olan alternatiflerinden biri Yaser. "Arda'dan iyi olacak Aydın" ve Kewell, bence ileri üçlünün açığı olmaktan çok uzakta. Aydın, hiçbirin yerin açığı olamaz ya, neyse. Kewell'ı da oynadıkça göreceğiz diye düşünüyorum. Bilmiyorum, tabii ki yanılabilirim ama Kewell'dan geçen seneki kadar verim alınmasını beklemiyorum, hem sisteme olan uygunluğu, hem ilerleyen yaşı, hem de yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle. Tabii, bu hala Kewell'ın, çok iyi bir rotasyon oyuncusu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Yaser demiştik... Evet, dün o da kötüydü de, dün kim iyiydi, onu söylesin önce Yaser'e kötü diyenler. İnsan, "Yaser'i gönderin, çöp herif" demeden önce biraz hazırlık maçlarını falan izler ya, ayıptır. Bu adam, manşetlere konu olan Emre Çolak'la birlikte - hatta bana göre onun yarım adım önünde - hazırlık kampının en iyi adamıydı. Bu kadar kolay mı silmek? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Bu futbol geçen senenin ilk resmi maçında oynanasaydı - ki oynandı Steaua Bükreş'e karşı ve berabere sonuçlandı o maç, aynı bugün olduğu gibi - ve maçtan sonra "beraberlik iyidir" diyen teknik direktör Skibbe olsaydı - ki geçen sene oldu Ankaraspor deplasmanından sonra - kimbilir, şu an neler yaşıyorduk. Adamı, ciddi ciddi Steaua Bükreş maçından sonra yollayanlar vardı, şaka gibi. Bugün? Tabii, kolay değil o kadar Rijkaard'a sallamak, yüklen yüklenebildiğin kadar futbolculara. Sonra da de, "biz Rijkaard'a kızmıyoruz, ona sabredeceğiz, biz bu ruhsuz gençlere sabredemiyoruz, defolsunlar gitsinler"... Oldu. Sen, eğer Rijkaard'ı savunuyorsan, onun taktiğini savunmakla kalmayacaksın, futbolcularını da savunacaksın. En azından sabredeceksin. Eleştirilmeyi hak eden eleştirilir, ismi Sabri de olsa, Rijkaard da olsa. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span class="apple-style-span"&gt;&lt;span style="color:black"&gt;Son olarak. Bugün ağızlarını açıp Rijkaard'a tek kelime etmeyen-edemeyen insanlar, birkaç ay sonra onun da bizler gibi insan olduğunu görecek, hafiften geçen seneki muameleye başlayacaklar, hiç merak edilmesin.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8440979631999690001?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8440979631999690001/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8440979631999690001&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8440979631999690001'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8440979631999690001'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/tobol-mac-uzerine.html' title='Tobol Maçı Üzerine'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SmEGRd9jGkI/AAAAAAAAAOw/1IoAUx9LPKE/s72-c/357120090715071235849.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6887361117135448251</id><published>2009-07-10T00:34:00.005+03:00</published><updated>2009-07-10T13:39:24.178+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tenis'/><title type='text'>Irakli Labadze</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SlZjZzKevaI/AAAAAAAAAOo/SeuiliRNzg8/s1600-h/irakli+labadze.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SlZjZzKevaI/AAAAAAAAAOo/SeuiliRNzg8/s400/irakli+labadze.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5356578101685829026" /&gt;&lt;/a&gt;Wimbledon 2001'de 4. turda oynanan efsanevi Federer-Sampras maçını indirdim geçen gün. Maksat hafızayı temizlemek. Yayın, Amerika'nın NBC ve bir Alman kanalından mix edilmiş. Sanırım, NBC kanalı ara ara diğer maçlara da dönüyordu o sırada oynanan, o yüzden Alman kanalı olayına girmiş maçı upload eden kişi. Bu arada Alman kanalı olup olmadığından emin değilim, zira herhangi bir logo yok ekranda, sadece spikerin Almanca konuşması sebebiyle bir yargıda bulundum, İsveçre kanalı da olabilir pek tabii.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Konuya gelirsek, maç güzel güzel oynanır, 19'luk İsviçreli genç NBC spikeri Ted Robinson ve yorumcu John McEnroe'yu şaşırtır iken, birden bir "flashback" geldi set arasında. 1998 Wimbledon Çocuklar Finali. Roger Federer'in rakibi, Gürcü Irakli Labadze. 6-4, 6-4'lük setlerle götürmüş kupayı Federer, orada görene dek bilmiyordum kendisiyle ilgili bu ayrıntıyı. Ayrıca, hatırlayabileceğiniz üzere 2000'lerin başında ilk çıkış yapmaya başladığı evrelerde, saçı at kuyruğu şeklindeydi Federer'in. 98'de oynadığı finalde daha bir çocuksu saç stili varmış haliyle. Şimdi upload etmek zor geldi açıkçası, ama Nihat Kahveci'nin ilk çıktığı yıllardaki saçlarının hemen hemen aynısı, &lt;a href="http://img185.imageshack.us/img185/6322/gecmiszamanolurkinihatkfh5.jpg"&gt;şunun gibi.&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;98 yılında finalde mağlup ettiği Labadze ne haldeymiş, onu merak edip ufak çaplı bir araştırma yaptım. 2008'in sonunda, turda 531. sıraya kadar gerilemiş. Kariyerinde hiçbir turnuva şampiyonluğu bulunmuyor. En büyük başarısı 2006 Wimbledon'da oynadığı 4. tur olarak gösterilebilir. Orada da, daha sonra finalde Roger Federer'in karşısına dikilecek, Rafael Nadal'a mağlup olmuş, onu da net hatırlayamıyordum açıkçası. Hani olmazdı da, bir şekilde Nadal ve diğer engelleri geçip Söderlingvari bir sürprize imza atıp, Federer'in karşısına dikilseydi o finalde...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6887361117135448251?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6887361117135448251/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6887361117135448251&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6887361117135448251'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6887361117135448251'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/07/irakli-labadze.html' title='Irakli Labadze'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SlZjZzKevaI/AAAAAAAAAOo/SeuiliRNzg8/s72-c/irakli+labadze.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7013495916788429074</id><published>2009-06-26T14:25:00.006+03:00</published><updated>2009-06-26T18:17:59.683+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>The Big Shaqalier</title><content type='html'>&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351613913302560338" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 267px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SkTAgAVv7lI/AAAAAAAAAHU/GLjo6M2Y-c0/s400/lebronshaq_large.jpg" border="0" /&gt;Valla bu yaz iyi takas yaptı müdür. Malumunuz draft öncesi takımlar kaderlerini etkileyebilecekleri çok önemli takaslara imza attılar. Jefferson'ın çer&amp;amp;çöp karşılığında Duncan'ın kanatları altına girmesi, Miller ve Foye'un başkente gitmesi, Otis Smith'in bana göre hatalı bir karar alarak Carter'ı Florida'ya getirmesi, hepsi çok önemli şüphesiz. Bunlardan uzun uzadıya bahsetmeyeceğim, zaten kulübe arkadaşım Mesut bahsetmişti, okumayanları &lt;a href="http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/transfer-haberleri-1.html"&gt;şuraya&lt;/a&gt; alalım efendim. Neyse, bizim konumuz Shaq - Cleveland takası, ordan ilerleyelim. Pavlovic, Big Ben, 2009 Draftı 46. sırası ve 500 bin dolar verdik kocaoğlan için, iyi anlaşma.&lt;p&gt;Öncelikle yüzük yolunda çok önemli takviye bana göre. Takas kesinleştikten sonra "Shaq'ın ölüsü yeter aaabi" diyenlerdendim. Gerçekten de bizimkilerin özellikle playofflarda ayyuka çıkan pota altı üretim sorununu görünce her türlü pozitif bir etki sağlayacaktır takıma diyebiliyorum. Savunmada da  koca cüssesiyle her zaman Howard dahil herkesin arkasında kalabilir, o da çok önemli tabi. Bu arada zaten derin olan pota altı rotasyonumuz daha da zenginleşti Shaqtus'un gelişiyle, Varajeo'yu da tutacaktır Dan Gilbert. Joe Smith'in takımdan ayrılacağını öngörürsek takımda şu anda en önemli eksik PF pozisyonunda gözüküyor. Alıştığımız üzere yeniden yapılanmaya giren Bucks'dan Charlie V gelirse iyi iş yapmış oluruz, kendisi de dünden hazır zaten...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7013495916788429074?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7013495916788429074/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7013495916788429074&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7013495916788429074'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7013495916788429074'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/big-shaqalier.html' title='The Big Shaqalier'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SkTAgAVv7lI/AAAAAAAAAHU/GLjo6M2Y-c0/s72-c/lebronshaq_large.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8932618535825478866</id><published>2009-06-26T07:43:00.008+03:00</published><updated>2009-06-26T08:43:10.085+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Medya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Milliyet'ten İnciler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkRUlttD28I/AAAAAAAAAN4/9h20Qt52uok/s1600-h/milliyet_gazetesi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 250px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkRUlttD28I/AAAAAAAAAN4/9h20Qt52uok/s400/milliyet_gazetesi.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351495264123476930" /&gt;&lt;/a&gt;Öyle farklı, dehşet verici, yeni şeyler yazmayacağım. Alıştığımız klasik sapıtmalardan biri daha gelmiş Milliyet'ten. Normalde bu tarz şeyler hakkında yazmayı sevmem, herkes bu konudan şikayetçi ve yeterince değiniliyor zaten konuya ama değişen bir şey olmadığı ortada. Lakin, biraz önce NTV Spor'daki "7/9" programını izlerken tanıklık ettiğim bir haber üzerine, aynı haberi Milliyet'in kendi sitesinden okumak üzere bilgisayarın başına geçtim. Gazetede ve sitede verilen haberin başlığı aynı olmasına rağmen, iki haber arasında bazı farklılar vardı. Neyse, o sırada yan bölümde Rıdvan Dilmen'in "Cruzeiro favorim" ve Ercan Güven'in "Fenerbahçe: 1 Galatasaray: 0" başlıklı yazıları dikkatimi çekti. Yani, yazı dikkatimi çekmedi tabii de; başlıkların ilginçliğine dayanan bir merakla tıklayıp okudum ikisini de.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Rıdvan Dilmen'in Milliyet'teki köşesindeki yazıları kendisinin yazdığını zannetmiyorum ben. Özellikle de maç yazılarını. Zira, akşam sona eren bir maçın ardından NTV'deki %100 Futbol programı başlıyor anında, yaklaşık 1 saat sürüyor. Programdan sonra da bilgisayarın başına oturup, yazı yetiştirmek için uğraşacağını sanmıyorum kendisinin. Muhtemelen, gazetedeki herhangi bir çalışana maçla ilgili fikirlerini söylüyor, o çalışan kişi de onları bir şekilde kılıfına uyduruyor. Tamam, Rıdvan Dilmen'in yeterli zamanı olmayabilir gazeteye yazabilmek için. Veya, yeterli Türkçe bilgisi olmayabilir. Her ne kadar medyadaki çarpıklığın bana göre en önemli sebebi olsa da, ünlü bir eski futbolcunun ve şimdinin popüler yorumcusunun isminin gazeteler tarafından kullanılmak istenilmesini az çok anlayabiliyorum. Ama... Rıdvan Dilmen'in "iddaa eki" kıvamındaki yazıları, zurnanın zırt dediği yer oluyor benim için. Mütemadiyen "Denizli kazanır", "Hacettepe kaybetmez", "Fenerbahçe haftanın favorisi" başlığının altına 6-7 maç hakkında sırf yazılmış olsun diye yazılan 1-2 cümle. Asıl acı olan da bu tür köşe yazısı demeye dilimin varmadığı türden yazıların Milliyet gibi bir gazetede kendine yer bulabilmesi. Hadi, onu da geçelim. Rıdvan Dilmen, Türkiye Ligi'ni takip eden, bilen biri. Sonuç olarak da tahminlerini futbolseverlere aktarıyor diye kabul edelim. Peki ya bugünkü yazısı?&lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&amp;amp;ArticleID=1110948&amp;amp;AuthorID=72&amp;amp;b=Cruzeiro%20favorim&amp;amp;a=Ridvan%20Dilmen&amp;amp;ver=72"&gt; Şuradan&lt;/a&gt;, bakabilirsiniz. Avrupa Futbolu hakkında sınırlı bilgisi olan ve bunu açıkça kendisi de kabul eden ve Avrupa Ligleri'ni fazla takip etmediğini kendisi de söyleyen Rıdvan Dilmen, ne ara Brezilya Ligi uzmanı oldu da, tüyolar veriyor ve tahminler yapıyor? Oldukça şaşırtıcı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ercan Güven'in yazısı da &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&amp;amp;ArticleID=1110947&amp;amp;AuthorID=120&amp;amp;b=Fenerbahce:%201Galatasaray:%200&amp;amp;a=Ercan%20Guven&amp;amp;ver=59"&gt;şurada&lt;/a&gt;. Ercan Güven'in arada bir iyi yazıları çıkmıyor değil, ama onlar da "bozuk saat bile, günde 2 defa doğruyu gösterir" misali hani... Bugünkü yazısı da bambaşka bir olay zaten. Sadece kendisinin atladığı bir konu değil, tüm medyanın üzerinde konuşup, yazdığı bir konu. Olayın doğru olduğu bu kadar cümbüşün ardından iki kulüp tarafından herhangi bir yalanlama gelmemesinden belli ama, idrak edilemeyen şu sanırım. Şampiyon takımı tebrik etmek için düzenlenen bir yemekte, üstelik spor medyasının üst makamlarından kişiler bulunuyorken, Fenerbahçe ve Galatasaray başkanları "ciddi" olarak ne diye transfer konuşsunlar? Arda Turan için değil sadece bahsettiğim, isterse hiç oynamayan Maldonado ve Yaser Yıldız olsun, bu kadar aptal kişilikler mi ki bunlar da, sizlerin yanında konuşsunlar transferi veya önemli birtakım hadiseleri. Hiç mi düşünmüyorsunuz, başkanların bu konuşmayı yazmak için neden sizlere izin verdiğini? Gerçekten, gerçek sanılıp, üstünden çıkarımlarda bulunulup, manşetlere taşınacak kadar değerli bir hadise midir bu iki başkanın yaptığı geyik?.. Onlar, oturdukları yerde kahkaha ata ata oluşturdukları tablonun vehametine gülerken, siz hala bu tamamen geyik amaçlı konuşma üzerinden çıkarımlarda bulunmaya devam edin...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkRUhzN-VmI/AAAAAAAAANw/2r1AkTG3sT8/s1600-h/img00pq0.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 368px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkRUhzN-VmI/AAAAAAAAANw/2r1AkTG3sT8/s400/img00pq0.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351495196884227682" /&gt;&lt;/a&gt;Son haber de Frank Rijkaard ile alakalıydı ki, eksikliği hissediliyordu bir şeylerin, acaba nedir diye düşünürken, cevap niteliğinde geldi adeta. Haberin linki &lt;a href="http://www.milliyet.com.tr/Spor/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&amp;amp;KategoriID=6&amp;amp;ArticleID=1110900&amp;amp;Date=26.06.2009&amp;amp;b=Rijkaard%20ruzg%E2ri&amp;amp;ver=05"&gt;şurada&lt;/a&gt; var ama izlediğim programda haberin gazeteye yazılış şekli asıl insanı hayrete düşüren şey. Rijkaard, oyuncuların pestilini çıkartmış, 1.5 saat ara vermeden çalışılmış, Rijkaard orta sahaya gelip vurduğu 10 şutun 5'ini gole çevirip oyuncularına nasıl topa vurulacağını göstermiş, Skibbe döneminde 10 dakika olan su molaları 1 dakikaya indirilmiş ve tabiiiii, Rijkaard, idmanı sık sık durdurarak oyuncularına talimat yağdırmış... Ne diyelim, umarım geçen sezonun başında Aragones takımı çok iyi çalıştırıyor diyen Fenerbahçeli futbolcuların sezon sonunda "Aragones'le oyuncular arasında bir uyuşmazlık vardı, arada bir bağ kuramadı" senaryosu, bu sefer Galatasaray'da gerçekleşmez. Ama olsun be, varsın küme düşsün takım, yeter ki oyuncuların pestili çıksın! İşin şakası bir yana, şu gerçeği de biliyoruz ki, bu haberleri okuyunca yüzünde hunharca bir gülümseme oluşan az insan da yok değil bu ülkede. Artık yapımızdan mı kaynaklanıyor bilmiyorum ama çok zevk alıyoruz böyle işlerden. "Eti senin kemiği benim hocam, ehehe mehehe" mentalitesinin yıllardan beri süre gelen bir devamı olsa gerek...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8932618535825478866?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8932618535825478866/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8932618535825478866&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8932618535825478866'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8932618535825478866'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/milliyetten-inciler.html' title='Milliyet&apos;ten İnciler'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkRUlttD28I/AAAAAAAAAN4/9h20Qt52uok/s72-c/milliyet_gazetesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-2376814371289404688</id><published>2009-06-25T00:56:00.006+03:00</published><updated>2009-06-25T02:14:35.981+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>İspanya 0-2 ABD</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKib0PZK2I/AAAAAAAAANo/AaYbZ9GjJJI/s1600-h/isp94177d45d47aa6d321bc94b8efce7e9f-getty-88153464jd029_spain_v_usa_f.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 273px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKib0PZK2I/AAAAAAAAANo/AaYbZ9GjJJI/s400/isp94177d45d47aa6d321bc94b8efce7e9f-getty-88153464jd029_spain_v_usa_f.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351017906032946018" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div&gt;Amerika'nın Konfederasyon Kupası'na götürdüğü 23 kişilik kadronun yaş ortalması 24.8, yarı final maçında İspanya'ya karşı çıkan ilk 11'in yaş ortalaması 26.8. Sonradan oyuna giren 2 tane 24 yaşındaki oyuncuyu da ekleyince ortalama 26.2 civarlarına iniyor. Takımın gollerini atan Jozy Altidore 19, Clint Dempsey 26 yaşında. Takımın en kilit oyuncusu olan -aynı zaman teknik direktör Bob Bradley'nin oğlu- Michael Bradley, henüz 21 yaşında. Aslında, Amerika Milli Takımı'nın normal kadrosu bu değil, gençleri denemek adına epey değişik bir kadro getirmişler Güney Afrika'ya rakiplerinden farklı olarak. Bu bile finale çıkma başarılarında bir etken olarak görülebilir. Zira, Amerika gruptaki ilk iki maçında puan alamadan -5 averaja gerileyince dahi mücadele etmeyi bırakmadı. Mucize gerekiyordu son maçta gruptan çıkabilmeleri için. Ona rağmen bırakmadılar savaşlarını. Mısır'ı 3-0 mağlup ettiler ve Brezilya'nın İtalya'yı 3 farklı yenmesini beklediler. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Diğer yanda, İspanya Iniesta ve David Silva dışında EURO 2008 kadrosunun hemen hemen aynısıyla turnuvaya geldi. Teknik direktör Vicente Del Bosque, bu maç öncesinde sahaya en iyi 11'ini süreceğini belirtti. Lakin, o sahadaki ilk 11, belki kalite olarak rakip takımdan fersah fersah üstün olsa da, bünyelerindeki isteksizlik,doymuşluk ile maça angarya gözüyle bakmaları, onlara pahalıya mal oldu. Yine maçtan önce, ismini hatırlayamadığım bir oyuncu, basın toplantısında finalde oynayacakları (!) Brezilya maçı ile ilgili konuşmaya başlamıştı bile. Ha, unutmadan, onun arkasından röportaj veren ve yine ismini hatırlayamadığım Brezilyalı bir oyuncu da, finalde İspanya'ya karşı elimizden geleni ortaya koyacağız gibisinden laflar etti. Pek sanmıyorum, ama onlar da yarın ev sahibi Güney Afrika karşısında bir sürprize maruz kalırlarsa, şaşmamalı. Brezilya da buraya yepyeni bir kadroyla gelmedi. Alışık olduğumuz yıldızlar her zamanki gibi kadroda. Ama, o alışık olduğumuz yıldızlar, bu sefer eskisi kadar vurdumduymaz gözükmüyorlar. Özellikle; Julio Cesar, Maicon, Lucio, Andre Santos, Kaka Leite, Robinho, Luis Fabiano, Felipe Melo gibi isimler grup maçlarında oldukça hırslı ve istekli bir görüntü ortaya koydular. İspanya, grubundan Irak, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi takımları yenerek buraya gelirken Brezilya, İspanya'yı eleyen Amerika, İtalya'yı mağlup eden Mısır'ı ve İtalya'yı devirmesini bildi...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKiShwot-I/AAAAAAAAANg/9hBAUX7ZJYQ/s1600-h/isp4b5d14a650cfe8a48536bcfb5036917b-getty-88153464vr028_spain_v_usa_f.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 232px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKiShwot-I/AAAAAAAAANg/9hBAUX7ZJYQ/s400/isp4b5d14a650cfe8a48536bcfb5036917b-getty-88153464vr028_spain_v_usa_f.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351017746453280738" /&gt;&lt;/a&gt;Bu geceki maça yönelik en büyük övgüler elbette Bob Bradley'e gidecek. 35 maçtır mağlup edilemeyen ve 15 maçtır beraberlik bile tatmayan İspanya'nın nasıl mağlup edileceğinin şifresini ortaya koydu. Dünya üzerinde Messi ve Cristiano Ronaldo da dahil olmak üzere hiçbir futbolcu durdurulamaz değil. Aynı şekilde, şu an "en iyi" olarak gösterilen Barcelona ve İspanya Milli Takımı da... Şampiyonlar Ligi Yarı Finali'nde Guus Hiddink ve Chelsea takımı, Barcelona'ya tüm sezon yaptıklarının hiçbirini yapmasına imkan vermedi Camp Nou ve Stamford Bridge'de. Dakikalar 91'i gösterirken, Barcelona teknik direktörü Pep Guardiola, Guus Hiddink'in yanına gelip sırtını sıvazlamış ve bir nevi Roma'daki finale aldıkları bilet için, onu ve takımını tebrik etmişti. Hikayenin geri kalanını biliyorsunuz... Bugünkü İspanya-ABD maçı, o günkü Chelsea-Barcelona maçından biraz daha farklıydı. O günkü Chelsea, neredeyse gol için fırsat dahi vermemişti Barcelona'ya, ama birileri istemişti Barcelona'nın o golü atmasını. Bu gece, bundan farklı olarak sayısız fırsat yakaladı İspanya -sayısız fırsat yakalamaya çok yaklaştı da denilebilir aslına bakılırsa-. Her ne kadar doğru taktik hamleleri yapmış olsanız ve doğru bir 11, doğru bir diziliş tercih etmişseniz de, elinizde genç ve takım olgusunu tam olarak kavrayamamış futbolcu yığını mevcut. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Anlatmak istediğim şu: Belki Chelsea'nin Barcelona'ya karşı koyması, Barcelona'ya istediklerini yaptırmaması için Guus Hiddink'in futbol aklı yetebilir. Lakin, Amerika'nın İspanya'ya karşı koyabilmesi için, olağanüstü bir mücadeleye, karşısındaki "yenilmez" İspanya'nın "çok güçlü ama asla yenilmez değil" kimliğine bürünmesine ve açıkçası biraz da şansa ihtiyacı vardı. Amerika Milli Takımı'nın kondisyoneri her kimse tebrik ederim kendisini bu denli bitmek tükenmeyen bir takım yarattığı için. Ama, bu bitmek tükenmek bilmeyen enerjiyi sadece iyi bir kondisyonerle açıklamak mümkün değil. Özellikle, savunma kurgusunda müthiş bir organizasyon, harika bir yardımlaşma vardı Amerikalılar'da. Savunmadaki dörtlüde görev yapan Jonathan Spector ve Oguchi Onyewu'nun performanslarını yetenekleri ve kişisel becerileriyle açıklayabiliriz belki, ancak 29 yaşındaki Jay DeMerit'in bugünkü muhteşem performansını neyle açıklayabiliriz? Kariyerinde herhangi bir önemli takımda bulunmamış ve şu yaşına kadar Milli Takım'da ancak 15 defa şans bulabilmiş Jay DeMerit, bugün savunmanın en sağlam dayanağıydı Onyewu ile birlikte. Bu mükemmel savunma anlayışının aynısı İran Milli Takımı için de geçerli sayılabilir. İran'ın bu kupada bolca övgü toplayan dört defans oyuncusu ayrı ayrı takımlara dağıtılsa ve oralardaki bireysel performansları incelense? Eminim ki, bundan daha iyisi olmayacak...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKiMod6BWI/AAAAAAAAANY/M4RPwhoPNV4/s1600-h/isp436aaf419f813a3fe28360d6f822c488-getty-88153464jd037_spain_v_usa_f.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 285px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKiMod6BWI/AAAAAAAAANY/M4RPwhoPNV4/s400/isp436aaf419f813a3fe28360d6f822c488-getty-88153464jd037_spain_v_usa_f.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5351017645174556002" /&gt;&lt;/a&gt;87. dakikada direk kırmızı kartla oyun dışı kaldı teknik direktör Bob Bradley'nin oğlu ve saha içinde Amerika'nın Landon Donovan ile birlikte iki komutanından biri olan Michael Bradley. Son derece haksız bir karardı bana göre. Her şeyi bir kenarı bırakıyorum, rakibine önden, rakibi topla oynarken kayan bir oyuncunun, rakibinin topu ayağından çıkarmasıyla, rakibinin ayağına girmesi kırmızı kartı -üstelik direk- hak ettiren bir cinsten hareket midir? Amerika'nın bu turnuvada geride kalan 3 maçta gördüğü 2 kırmızı kart, belki hakemlerin gözünde kötü bir imaj bırakmış olabilir; ama bu asla önyargıya sebep olmamalı. Dünya'daki en nefret edilecesi şeylerden biri olan önyargı, futbolda, özellikle hakemlere bulaşmamalı. Zira, bu önyargının ne gibi sonuçlara sebep açabildiğini, ülkemizdeki Marcio (Mert) Nobre ve Cassio Lincoln örneklerinde çok net bir biçimde gördük biz. En azından, ülkemizin dışına taşmasın istiyoruz... Çok mu şey istiyoruz?..&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-2376814371289404688?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/2376814371289404688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=2376814371289404688&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2376814371289404688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2376814371289404688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/ispanya-0-2-abd.html' title='İspanya 0-2 ABD'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkKib0PZK2I/AAAAAAAAANo/AaYbZ9GjJJI/s72-c/isp94177d45d47aa6d321bc94b8efce7e9f-getty-88153464jd029_spain_v_usa_f.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8441951521576691036</id><published>2009-06-24T13:49:00.008+03:00</published><updated>2009-06-24T15:06:53.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Transfer Haberleri #1</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIHjXo8LfI/AAAAAAAAANQ/4-3wT5ciHfs/s1600-h/bk_AAHQ170_8x10.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIHjXo8LfI/AAAAAAAAANQ/4-3wT5ciHfs/s400/bk_AAHQ170_8x10.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350847611492118002" /&gt;&lt;/a&gt;Sezonun sona ermesinin ardından birkaç hafta sakin geçti ama son birkaç gün içerisinde bombalar patlamaya başladı. Bu post sadece basketboldaki transferler üzerine olacak, onu da belirteyim önden... 2009 NBA Drafti yarın gece, haliyle takaslar gelmeye başlıyor yavaş yavaş. Dün gecenin ilk takası San Antonio Spurs ile Milwaukee Bucks arasında gerçekleşti. Spurs, Richard Jefferson'u kadrosuna katarken Milwaukee'ye Kurt Thomas, Fabricio Oberto ve Bruce Bowen gibi gereksiz adamları sokuşturdu. Bucks cephesinde amaç cap boşaltıp FA pazarından yıldızlar kapabilmek ve bütçeyi rahatlatabilmek tabii. Hatta resmileşen bu takasın dışında Andrew Bogut ve Michael Redd'i de Antonio Daniels, Morris Peterson, Lou Williams ve Samuel Dalembert gibi çöplere karşılık yollanacağını yazdı ESPN bu sabah. Lou Williams'ı bu dörtlüden ayırmak gerekiyor ancak, haksızlık etmeyelim kendisine... Bucks'ın bu takasta aldığı oyuncuların kontratı 2 yıl içinde bitiyor ama takas bununla sınır kalmadı. Oberto'yu aldıkları gibi Detroit'e postaladılar Amir karşılığında. Amir kötü bir uzun değil asla, ama buradaki amacı anlamak biraz zor. Şu an 15 milyonluk bir boşluk oluştu Bucks'ın cap'inde, Villanueva ile de kontrat yenilenmez muhtemelen, Ramon Sessions'ın kontratını uzatırlar, Ersan'ı da geri alırlar, ki en mantıklısı bu gibi duruyor.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Spurs açısından bakıldığında oldukça iyi bir takas olduğu kesin. Geçtiğimiz yıl Duncan'ın sakatlığı normal sezonda, Ginobili'nin sakatlığı play-off'larda takımı ağır yaraladı. Yeni sezonda herhangi bir sakatlık sorunu daha yaşanmazsa Ginobili-Parker-Duncan üçlüsünden herhangi birinde, Jefferson eklemesiyle Batı'nın en iddialı takımı haline gelirler bence Lakers'la birlikte. Pek sanmıyorum ama Rasheed'in ismi de geçiyor Spurs için, eğer o da olursa Lakers'tan da ayırır, en öne koyarım Spurs'ü. Ayrıca, geçen sezon Spurs adına berbat geçmiş olabilir ama George Hill ve Roger Mason gibi iki oyuncuyu rotasyona kazandırdılar, bench'ten katkı almak için çok ideal isimler bunlar. Kurt Thomas ve Bruce Bowen'ın tekrar geri gelmesi de söz konusu, onu da es geçmemek lazım. Kurt Thomas'ın dönüşü halinde, Thomas-Duncan-Bonner-Gooden gibi bir uzun rotasyonu olacak, çok da yeterli sayılmaz şampiyonluk iddiası taşıyan bir takım için, o yüzden Rasheed kalitesindeki bir uzunun kadroya eklenip eklenemeyeceği oldukça önemli olacak Spurs için...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIHYrUpI_I/AAAAAAAAANI/lvRpccEv1XA/s1600-h/randy_foye.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 372px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIHYrUpI_I/AAAAAAAAANI/lvRpccEv1XA/s400/randy_foye.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350847427797132274" /&gt;&lt;/a&gt;Gecenin diğer takası Minnesota Timberwolves ile Washington Wizards arasında gerçekleşti. Wolves, Foye ve Miller'ı başkente yollarken karşılığında Etan Thomas, Darius Songaila, Oleksiy Pecherov ve 5. sıra hakkını aldı. Wizards elindeki çer çöpten kurtulurken aynı zamanda Foye ve Miller gibi guard rotasyonuna çok büyük katkı yapabilecek iki adamı getirdi. Arenas, Butler, Jamison, Haywood, Stevenson gibi sağlam adamlar var zaten elde. 4-5 numarada sıkıntı yaşanabilir bir ihtimal, dış rotasyonuna göre biraz daha zayıf kaldı o taraf ama 1 ve 2 numaradaki fazlalıklardan birkaçını verip bir uzun yamayabilirler oraya da. Minnesota'nın hedefinin bu seneki draft olduğu gayet açık. Bu takasla aldıkları 5. sıra hakkı dışında 6., 15. ve 18. sıra hakları da ellerinde bulunuyor. Rubio'yu çok istediklerini biliyoruz, 2. sırayı almak için bu sıralardan ikisini feragat edececekler bu sebeple. 5 ve 6'yı verip 2'yi almak saçmalık olur ama 5 ve 18. sıra karşılığında 2. sırayı almak, gayet mantıklı bir hamle olabilir. Elde sadece 5 ve 6 da kalsa pek sorun değil. Evans, Curry, Harden üçlüsünden ikisi kapılır, 1-2 numaralar güzelce kapatılır. Love ve Jefferson gibi iki önemli değer de elde zaten. Önümüzdeki iki gün Minnesota açısından oldukça yoğun geçecek, bu belli. Bekleyelim, görelim derim...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIG-RW98GI/AAAAAAAAANA/mwSBCjzP4RI/s1600-h/ufuk+ka%C3%A7ar.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 250px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIG-RW98GI/AAAAAAAAANA/mwSBCjzP4RI/s400/ufuk+ka%C3%A7ar.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350846974150963298" /&gt;&lt;/a&gt;TBL'den bir transfer bu da. Geçen sezonun en çok gelişim gösteren oyuncularından biri olan Evren Büker'i Galatasaray'ı kaptıran Oyak Renault, Bursa'da yetişmiş Ufuk Kaçar'ı kadroya eklemiş küme düşen Selçuk'tan. Yücel Platin'in biten sözleşmesi yenilenmişti, oyuncu transferleri de başlıyor ufaktan. Yanılmıyorsam yabancıların hepsi gidiyor yine, 3 yabancı alınacak her sezon olduğu gibi. Ufuk Kaçar'a kaptanlık da verilecekmiş ayrıca, yılların kaptanı Nedim Dal'ın elinden gidiyor pazuband, bir Bursalı olarak şikayetçi değilim tabii... Alınacak yabancılar önemli, zira yerli rotasyonu biraz zayıf kaldı gibi. Şimdilik bir şeyler söylemek için erken, kadro tamamen kurulunca yorum yapmak daha sağlıklı olacak...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIG06VKZJI/AAAAAAAAAM4/K0X4TpinXSU/s1600-h/gscc2008_08_18_milan_gurovic_dejan_milojevic_marshall_strickland_antonio_graves.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIG06VKZJI/AAAAAAAAAM4/K0X4TpinXSU/s400/gscc2008_08_18_milan_gurovic_dejan_milojevic_marshall_strickland_antonio_graves.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350846813350552722" /&gt;&lt;/a&gt;Geçen sezon 10 milyon euro civarında bir bütçeyle yola çıkarken transfer edilen yabancılar duruyor yukarıda, resimde olmayan Andrija Zizic de var ayrıca. Strickland ve Zizic sezon bitmeden ayrıldılar. Gurovic için de sezon daha Ocak'ta bitti zaten, kendisinden 4-5 aydır haber alabilen yok benim bildiğim. Graves ve Milojevic en sağlam yabancılardı tartışmasız, onları da tutamamış Galatasaray. 3 milyon euro bütçe belirleyince gayet normal şeyler bunlar, ama bütçe niye 3 milyon euro diye de kızamıyorum, hatta bir Galatasaraylı olarak memnunum bu durumdan, bu yönetim anlayışıyla 3 milyon da harcansa 10 milyon da harcansa pek bir şey fark etmiyor zaten, ki göreceğiz bu sezon fark etmediğini de. Galatasaray, play-off yapacak; çeyrek veya yarı finalde elenecek. Efes Pilsen ve Fenerbahçe Ülker gibi bütçe olarak çok daha güçlü takımlar var sana rakip olarak ve bu bütçeyi senden çok daha verimli kullanabiliyor bu takımlar, dolayısıyla senin ligde final oynamak için herhangi bir umudun, beklentin olmuyor. Yeri gelmişken belirtelim, Efes Pilsen'in yeni sezonda 20 milyon euro gibi bir rakam ayırması bekleniyor, Euroleague'de final-four için yeterli bir bütçe, eğer doğru kullanılabilirse. Galatasaray'a tekrar geri dönelim ve son olarak, Erdem Türetken ve Cüneyt Erden'le de yolların ayrıldığının haberini verelim...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIGc6VfcQI/AAAAAAAAAMw/7sGHhaIonzA/s1600-h/normal_velickovic_novica12.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIGc6VfcQI/AAAAAAAAAMw/7sGHhaIonzA/s400/normal_velickovic_novica12.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350846401035071746" /&gt;&lt;/a&gt;Son transfer haberimiz, Real Madrid'den. Coach koltuğuna Ettore Messina'yı getiren Perez'li Madrid'de patlamaya başladı transfer bombaları. Futboldaki Kaka ve Cristiano Ronaldo transferlerin gölgesinde kalıyor basketbol şubesinde yapılanlar, ama gözden kaçmamalı kesinlikle. Geçen sezonu Sırbistan'ın Partizan takımında oldukça verimli geçiren ve aralarında Olympiakos, Panathinaikos gibi kulüplerin de bulunduğu birçok talibinin elinden kaptılar Velickovic'i. Perez başkan, sadece futbolda değil, basketbolda da Avrupa Şampiyonluğu'na niyetli görünüyor ve açıkçası, basketbolda istediğini parayla elde etmesi biraz daha kolay olabilir futbola göre. Zira, basketbolda bütçeler, futbola göre çok daha önemli bir yer kaplıyor. Coach olarak Messina'yı getirdikten sonra, eline vereceğin kaliteyle bir kadroyla arkana yaslanıp rahat rahat bekleyebilirsin mesajını verelim Perez'e, içi rahat olsun...&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8441951521576691036?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8441951521576691036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8441951521576691036&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8441951521576691036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8441951521576691036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/transfer-haberleri-1.html' title='Transfer Haberleri #1'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SkIHjXo8LfI/AAAAAAAAANQ/4-3wT5ciHfs/s72-c/bk_AAHQ170_8x10.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7422586295369302587</id><published>2009-06-22T20:31:00.002+03:00</published><updated>2009-06-22T20:40:55.950+03:00</updated><title type='text'>Milli Takım Aday Kadrosu</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.spoyder.com/haberresim/169200810956.jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 460px; CURSOR: hand; HEIGHT: 340px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.spoyder.com/haberresim/169200810956.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;ul&gt;&lt;li&gt;Kerem Tunçeri, Ender Arslan, Engin Atsür, Kerem Gönlüm, Sinan Güler (Efes Pilsen)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ömer Onan, Oğuz Savaş, Ömer Aşık, Semih Erden (Fenerbahçe Ülker)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Cemal Nalga, Evren Büker (Galatasaray Cafe Crown)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Bekir Yarangüme (Türk Telekom)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Cevher Özer (Beşiktaş Cola Turka)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Barış Hersek (Darüşşaka Cooper Tires)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Fatih Solak (Aliağa Petkim)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Ersan İlyasova (Regal Barcelona)&lt;/li&gt;&lt;br /&gt;&lt;li&gt;Hidayet Türkoğlu (Orlando Magic)&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7422586295369302587?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7422586295369302587/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7422586295369302587&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7422586295369302587'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7422586295369302587'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/milli-takm-aday-kadrosu.html' title='Milli Takım Aday Kadrosu'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6018276179317232644</id><published>2009-06-22T20:26:00.003+03:00</published><updated>2009-06-22T20:30:53.422+03:00</updated><title type='text'>En Büyük 3. Lig ?</title><content type='html'>Son bir iki senedir bu yana gerek medya gerek basketbol severler tarafından çok fazla dile getiriliyor ligimizin seviyesinin yükselip, üst seviyedeki liglerin düzeyine yaklaştığı, hatta ACB ve Nba'den sonra dünyanın en iyi ligi olduğu yönünde yorumlar bile var. E tabi ligleri sıralandırmak için bir kaç kriter lazım ve benim ilk aklıma gelenler &lt;strong&gt;takımların kadro kaliteleri&lt;/strong&gt;,&lt;strong&gt; ligdeki&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;mücadele seviyesi&lt;/strong&gt; ve pek tabiki &lt;strong&gt;ilgi yani salondaki seyirci sayıları&lt;/strong&gt;. Biz bu yazıda daha çok seyirci sayılarından ilerleyeceğiz ama diğer kriterlerden de bahsetmek lazım, illaki.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kadro kaliteleri dedik yukarıda, takımlar sezon başında gerçekten önemli transferler yaptılar ancak kafaya oynayan takımlara şöyle bir bakarsak, bir önceki seneki kadrolarıyla karşılaştırdığımızda ileri doğru giden tek takımın Efes Pilsen olduğunu görürüz ki bu da bu bütçelerin ne kadar yanlış kullanıldığını gösterir. Neyse ligdeki rekabete bakarsak da doğrudan 2 takımın hegemonyasını görüyoruz. Çok uzatmayacağım ama şampiyonluk yarışında sezon başından beri Efes ve Fenerbahçe favori gösteriliyordu, sezon sona erdi, aralarına girmeye teşebbüs eden takım bile olmadı.E noldu, lig olarak mücadele seviyesinden de kaldık, geçiniz.&lt;br /&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/Sb3K542U59I/AAAAAAAABO0/wm-txwnYxLE/s400/mallar.JPG" border="0" /&gt;Şimdi geldik sadete.Malum basketbol ülkemizde her ne kadar ikinci spor olarak deklare edilse de salonlara çektiği seyirci ve genel ilgi büyük soru işareti oluşturuyor kafalarda. Televizyon seyircisinin bu sene yayın haklarının Spormax'e geçmesiyle büyük azalma gösterdiği açık. Zaten oraya girersek kolay kolay çıkamayız sanırım. Şimdi rakamları vereceğiz de sonuçlar gerçekten üzücü. Özellikle her sene milyonlarca euro para harcayan, Türk Basketbolu'nun lokomotifi ve şüphesiz Türk Basketbol tarihinin en büyük takımı olan Efes Pilsen düştüğü durum can sıkıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tabi Efes Pilsen dışında diğer takımların da durumu çok farklı değil. Şöyle açıklayalım, ligimizin normal sezonunda en çok seyircisi olan takımı küme düşen Mutlu Akü Selçuk Üniversitesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5350199503885326274" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 372px; CURSOR: hand; HEIGHT: 355px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sj-6GiqOV8I/AAAAAAAAAHM/Got9Rr0iLUY/s400/tblseyirci.jpg" border="0" /&gt;Bütün rakamları buraya taşımak zor iş;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liglerin ortalama seyirci sayıları için &lt;a href="http://www.ballineurope.com/countries/italy/acb-confirms-its-status-as-most-attractive-league/#more-3575"&gt;şuraya&lt;/a&gt;, takımların ortalamaları için de &lt;a href="http://www.ballineurope.com/countries/spain/cai-zaragoza-tops-the-club-ranking-again/"&gt;buraya&lt;/a&gt; alalım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6018276179317232644?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6018276179317232644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6018276179317232644&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6018276179317232644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6018276179317232644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/en-buyuk-3-lig_22.html' title='En Büyük 3. Lig ?'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_PWr8qcQdfrw/Sb3K542U59I/AAAAAAAABO0/wm-txwnYxLE/s72-c/mallar.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7768223130193231397</id><published>2009-06-20T15:31:00.002+03:00</published><updated>2009-06-20T15:35:47.315+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Yapma Telekom, Gitme Soner</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzWvOlv17I/AAAAAAAAAMo/aE_XUiR7pYs/s1600-h/soner+%C5%9Fent%C3%BCrk.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 350px; height: 250px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzWvOlv17I/AAAAAAAAAMo/aE_XUiR7pYs/s400/soner+%C5%9Fent%C3%BCrk.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349386564267923378" /&gt;&lt;/a&gt;Soner Şentürk'ün bu sene Darüşşafaka Cooper Tires'ta çıkardığı iyi sezonun ardından bir yerlere gideceği belliydi. Bu takımın Türk Telekom olmaması için çok dua ettim, ama aklıma gelen şey oldu maalesef. Geçen sezon Pınar Karşıyaka'da parlayan Barış Ermiş'i transfer edip, onu havla sallattırıp bench'i ısıttıran Telekom, bu sefer de aynı planları Soner için kurguluyor olsa gerek. El-Amin gitti, Tutku kalacak sanırım. Bari başka point guard almasalar da, Tutku'yu yedeklese diyorum en azından. Ama benim bildiğim -veya bizim bildiğimiz- Telekom rahat durmaz, gider bir tane de yabancı alır üstüne, sonra biz de bütün sezon "madem oynatmayacaktın, niye aldın?" diye sitem ederiz buradan Ankara kulübüne...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7768223130193231397?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7768223130193231397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7768223130193231397&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7768223130193231397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7768223130193231397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/yapma-telekom-gitme-soner.html' title='Yapma Telekom, Gitme Soner'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzWvOlv17I/AAAAAAAAAMo/aE_XUiR7pYs/s72-c/soner+%C5%9Fent%C3%BCrk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-3097474085746952815</id><published>2009-06-20T15:17:00.002+03:00</published><updated>2009-06-20T15:30:56.698+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Ettore Messina</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzUmyABbOI/AAAAAAAAAMg/ESrR4eQlNzg/s1600-h/ettore+messinaa.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 283px; height: 298px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzUmyABbOI/AAAAAAAAAMg/ESrR4eQlNzg/s400/ettore+messinaa.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349384220131290338" /&gt;&lt;/a&gt;Üst üste 2 Euroleague şampiyonluğu kazandığı CSKA Moskova'dan, kulübün bütçeyi kısması sebebiyle ayrılan Messina, Florentino Perez'in Real Madrid'ine imzasını basmış. Tahmin etmek çok da zor değildi aslında. NBA olmazsa ve Avrupa'da herhangi bir takıma gidecek olursa, bu takımın adının Real Madrid olacağı, Perez'in gelişi sonrası iyiden iyiye tahmin edilebilir bir hal almıştı. Perez'in parayı dökmesinin yanında insanları etki altına alma konusununda da becerikli biri olduğunu düşünüyorum. Zira bu kadar üst noktadaki insanları getirmek sadece parayla açıklanabilecek bir olay değil. Uzun saçı ve uzun boyuyla Rijkaard'la arasında bir bağ kuran Haldun Üstünel'in biraz da parası olsa böyle bir tip ortaya çıkardı sanırım. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Fazla yavşadık, geri dönelim Messina'ya. 3 senelik sözleşme imzalamış, alacağı parayı bilmiyorum. Biraz önce Marca'nın sitesinden Barnebau'da yapılan imza törenini izledim ayrıca. Niye izlediğimi ben de bilmiyorum, İspanyolca bilmiyorum zira. Her neyse, Florentino Perez konuşurken telefonu çalmaya başladı, üstüne telefonu açıp kim aramış diye baktı, ondan sonra lütfedip kapatıverdi ve oradan birisine uzattı. Sen git Ronaldo'ları, Kaka'ları getir; imza töreninde telefonunu kapatmayı unut, olmadı Perez olmadı. :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-3097474085746952815?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/3097474085746952815/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=3097474085746952815&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3097474085746952815'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3097474085746952815'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/ettore-messina.html' title='Ettore Messina'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzUmyABbOI/AAAAAAAAAMg/ESrR4eQlNzg/s72-c/ettore+messinaa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-961940554004593005</id><published>2009-06-20T15:10:00.002+03:00</published><updated>2009-06-20T15:17:45.503+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Ayhan Kalyoncu</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzSJPqAFVI/AAAAAAAAAMY/fhNh9vgqeZE/s1600-h/ayhan+kalyoncu.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzSJPqAFVI/AAAAAAAAAMY/fhNh9vgqeZE/s400/ayhan+kalyoncu.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349381513672660306" /&gt;&lt;/a&gt;Kendisinin antisi falan değilim kesinlikle, her ne kadar kötü bir coach olduğunu düşünsem de saygı duyarım, ki öyle de olması gerekiyor zaten. Hakan Demir'in gelişiyle birlikte ayrıldı Pınar Karşıyaka'dan. Açıklama yapmış bununla ilgili. Genelde bu şekilde takımdan gönderilen coachlar veya antrenörler yönetime ve kulübe ateş püskürürler, en iyi ihtimalle kırıldım vs. derler. Kalyoncu, bunların aksine olgunlukla karşılamış kararı ama açıklamanın diğer kısmı daha fazla ilgimi çekti benim.&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Altyapıdan gelen oyuncuları A takıma kazandırmaya çalıştık ve ligde de iyi bir derece elde etmeye çalıştık demiş. Tamam, herkes farkında Karşıyaka'nın bütçe sıkıntısının ve dolayısıyla altyapıya gerekli önemin verilmesinin. Ancak bu takım yakın bütçelerle geçtiğimiz sene play-off yapıyordu iyi yabancı seçimleriyle. Ahmet Kandemir etkisi tabii. Hadi, orayı geçtim, her coach'un farklı meziyetleri vardır, sen ucuza iyi yabancılar getirmeyebilirsin. Oyun içi müdahelen ve teknik taktik bilgin de yeterli seviyede değil ama. Bunların yanında sürekli ağzından düşürmediğin altyapı olayına dair de herhangi bir şey göremedik sezon içinde. Bir, Beşiktaş Cola Turka maçı var Gökper Gen ve Furkan Aldemir'in çok ciddi süreler aldığı, ama o maçta da süreleri Ayhan Kalyoncu vermemişti bence, bu çocuklar kendileri almıştı söke söke. Zaten bu iki isim, ta aşağılardan beri ben geliyorum diye bas bas bağırıyordu, yani bu Gökper ile Furkan'ı oynatmak altyapıya önem vermek veya onları A takıma yükseltmek falan değildir bence. Bu kadar diyeceğim...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-961940554004593005?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/961940554004593005/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=961940554004593005&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/961940554004593005'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/961940554004593005'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/ayhan-kalyoncu.html' title='Ayhan Kalyoncu'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzSJPqAFVI/AAAAAAAAAMY/fhNh9vgqeZE/s72-c/ayhan+kalyoncu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7222066056249389984</id><published>2009-06-20T14:59:00.002+03:00</published><updated>2009-06-20T15:10:18.478+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Seimone Augustus</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzQcVtz8vI/AAAAAAAAAMQ/FMj46N_MaKU/s1600-h/seimone+augustus.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 372px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzQcVtz8vI/AAAAAAAAAMQ/FMj46N_MaKU/s400/seimone+augustus.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5349379642693513970" /&gt;&lt;/a&gt;WNBA'yi fazla takip etmem ama geçen yaz Seimone Augustus transferi sonra biraz ilgim arttı, bu sene de yaz vakti eve tıkılıp kalınca, geceleri NBA TV'nin verdiği maçları izler oldum. Augustus'un takımı olan Minnesota Lynx'in sezondaki ilk 2 maçı da verildi televizyondan, ikisini de izleyebildim ve çok çok iyi bir basketbol izledim Augustus önderliğinde. Sezona da 4-1 ile konferansın ilk sırasına yerleşerek başladılar, ki Minnesota vasat bir takımdır, şampiyonluk iddiası pek olmaz. Seimone Augustus, 24 sayı ortalamayla oynuyordu ve MVP yarışında ilk hafta en önde gözüküyordü. Maalesef, geçtiğimiz gece oynanan maçta yan çarpraz bağları koptu ve sezonu kapattı. Minnesota Lynx, muhtemelen play-off yapamayacak. Daha da kötüsü, sakatlık yaklaşık 5 aylık bir tedavi süreci gerektiriyor. Yani, Kasım-Aralık civarı düzelecek; devre arasına kadar da formunu ancak bulacak. Galatasaray'ı da zor günler bekliyor, aynı Minnesota gibi. Geçmiş olsun WNBA'in Kobe'si...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7222066056249389984?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7222066056249389984/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7222066056249389984&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7222066056249389984'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7222066056249389984'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/seimone-augustus.html' title='Seimone Augustus'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SjzQcVtz8vI/AAAAAAAAAMQ/FMj46N_MaKU/s72-c/seimone+augustus.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8741436436563638199</id><published>2009-06-18T01:01:00.009+03:00</published><updated>2009-06-18T02:32:50.072+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tbl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Fotoğraf'/><title type='text'>Fotolarda Efes Pilsen</title><content type='html'>Seri hakkında hem teknik hem de diğer açılardan yazacak çok şey var ancak biz şimdilik fotoğrafları verelim, yarın da artık ya buraya ya da &lt;a href="http://www.batug.com/"&gt;batug'a&lt;/a&gt; geniş bir inceleme yazarız seri hakkında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348432810601238322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SjlzTdTuTzI/AAAAAAAAAFU/yTmlhbf1yeg/s400/4.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348434899586398258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl1NDYmODI/AAAAAAAAAF0/2gfhPsH3JQI/s400/8.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348434891906112978" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl1MmxeXdI/AAAAAAAAAFs/P2cdMxg9Cgk/s400/7.JPG" border="0" /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl1Nd_FddI/AAAAAAAAAF8/PLSrvONF4rk/s1600-h/9.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348434906727151058" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl1Nd_FddI/AAAAAAAAAF8/PLSrvONF4rk/s400/9.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348438430679888818" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl4alu487I/AAAAAAAAAGE/M4Ek7q6yJps/s400/10.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348438438017562018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl4bBEU9aI/AAAAAAAAAGM/i-xpswEfKMs/s400/11.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348438445176961394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl4bbvQuXI/AAAAAAAAAGU/m4IynmeTRU0/s400/12.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348438452600386866" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl4b3ZJNTI/AAAAAAAAAGc/Tn5bTAVGryA/s400/13.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348438456076442642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl4cEV5nBI/AAAAAAAAAGk/GWLYKRZDqi0/s400/14.JPG" border="0" /&gt; &lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348442174575862434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl70g1P4qI/AAAAAAAAAHE/gxOPWNiLHIs/s400/18.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348442154869708754" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl7zXa719I/AAAAAAAAAGs/KZuk0rWoI18/s400/15.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348442162894345954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl7z1UKFuI/AAAAAAAAAG0/pVwvz9XP_5E/s400/16.JPG" border="0" /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5348442166356777298" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sjl70CNqmVI/AAAAAAAAAG8/Z_uL3347qqo/s400/17.JPG" border="0" /&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Fotoğraflar: Nobetcigolcu.blogspot.com&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8741436436563638199?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8741436436563638199/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8741436436563638199&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8741436436563638199'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8741436436563638199'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/fotolarda-efes-pilsen.html' title='Fotolarda Efes Pilsen'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SjlzTdTuTzI/AAAAAAAAAFU/yTmlhbf1yeg/s72-c/4.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7932672416798572792</id><published>2009-06-16T17:32:00.004+03:00</published><updated>2009-06-16T18:53:29.351+03:00</updated><title type='text'>110 Lira</title><content type='html'>&lt;div&gt;Aslında yazacak çok da fazla bir şey yok bu durumla ilgili. Bir nevi sidik yarışı devam ediyor Efes Pilsen ve Fenerbahçe yönetimleri arasında. Ha bundan kimin zararlı çıktığı da çok açık, neyse.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347945568829135938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 195px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sje4KQQvXEI/AAAAAAAAAE0/G-LXGy4FuY0/s400/Ads%C4%B1z.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi Fenerbahçe taraftarları bu durumun bir benzerini Efes Pilsen'in yaptığını düşünebilirler ancak Fenerbahçe'nin bu tutumu ile Efes Pilsen'in kendi evindeki maçlarda yaptığı olayı aynı kefeye koymak çok anlamsız. Sonuçta Efes Pilsen'in kendi evinde rakip taraftar baskısı altında oynamak istememesi normal(ki önceki senelerde görmüştük bu durumun defektlerini) ancak Fenerbahçe'nin, Abdi İpekçi'ye gelecek 100-200 Efes Pilsen'linin desteğinden etkilenecek hali yok. Ya da Aziz Yıldırım kendi basketbolcu ve taraftarının aldığı cezaları basketbol severlerden çıkarmaya çalışıyor orasını bilemiyoruz. Ne olursa olsun Efes Pilsen taraftarı  sanırım az da olsa yine maça ilgi gösterecektir. Ayrıca her ne kadar serinin 7.maça uzamayacağını düşünsemde, Efes Pilsen yönetiminin o maç için düşündüğü bilet fiyatlarını da merak etmiyor değilim.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Not: Harlem (1.Kat.:Tam 111,00 YTL-Çocuk Blt. 76,00 TL)&lt;/div&gt;&lt;div&gt;         Dream Team ("a" kategori biletler 105 TL)&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Artık siz anlayın olayın abukluğunu.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7932672416798572792?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7932672416798572792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7932672416798572792&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7932672416798572792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7932672416798572792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/06/110-lira_16.html' title='110 Lira'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sje4KQQvXEI/AAAAAAAAAE0/G-LXGy4FuY0/s72-c/Ads%C4%B1z.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-8309005047016924247</id><published>2009-05-31T23:30:00.002+03:00</published><updated>2009-05-31T23:44:53.218+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Şampiyonlar Ligi 2009/2010</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SiLpQJoRjCI/AAAAAAAAAMI/KHpfjpuKKg0/s1600-h/champions-league-5.91112110.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SiLpQJoRjCI/AAAAAAAAAMI/KHpfjpuKKg0/s400/champions-league-5.91112110.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5342088571686849570" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"   style="  ;font-family:verdana;font-size:12px;"&gt;Seneye Şampiyonlar Ligi Grupları'nda mücadele edecek 32 takımdan 22'si belli.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Manchester United&lt;br /&gt;Liverpool&lt;br /&gt;Chelsea&lt;br /&gt;Barcelona&lt;br /&gt;Real Madrid&lt;br /&gt;Sevilla&lt;br /&gt;Internazionale&lt;br /&gt;Juventus&lt;br /&gt;AC Milan&lt;br /&gt;Bordeaux&lt;br /&gt;Marseille&lt;br /&gt;Wolfsburg&lt;br /&gt;Bayern Munich&lt;br /&gt;Rubin Kazan&lt;br /&gt;CSKA Moscow&lt;br /&gt;Unirea Urziceni&lt;br /&gt;Porto&lt;br /&gt;AZ Alkmaar&lt;br /&gt;Glasgow Rangers&lt;br /&gt;Beşiktaş&lt;br /&gt;Dynamo Kyiv&lt;br /&gt;Standard Liege&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer gelecek 10 takım da ön eleme maçları sonrası belirlenecek. Ön eleme sisteminde bu sene bazı değişikliklere gidildi, onlara da bir açıklık getireyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ön eleme turunda mücadele edecek 4 takım bulunuyor. Bu takımlar; Mogren (Karadağ Şampiyonu), UE Sant Julia (Andorra Şampiyonu), Hibernians (Malta Şampiyonu), Tre Fiori (San Marino Şampiyonu). Karadağ ve Andorra takımları seribaşı bu turda. Malta ve San Marino takımlarıyla eşleşecekler yani.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buradan çıkacak 2 takım, 2. ön elemede bulunan 32 takıma katılacak ve 2. ön elemede takım sayısı 34'e tamamlanacak. İlk ön elemeden gelecek 2 takım dışındaki 32 takımın listesi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Copenhagen&lt;br /&gt;Levski Sofia&lt;br /&gt;Partizan&lt;br /&gt;Maccabi Haifa&lt;br /&gt;Dinamo Zagreb&lt;br /&gt;Wisla Krakow&lt;br /&gt;BATE Borisov&lt;br /&gt;Red Bull Salzburg&lt;br /&gt;Kalmar FF&lt;br /&gt;APOEL&lt;br /&gt;Stabaek&lt;br /&gt;Slovan Bratislava&lt;br /&gt;Ventspils&lt;br /&gt;Maribor&lt;br /&gt;FH Hafnarfjördur&lt;br /&gt;Inter Turku&lt;br /&gt;Ekranas&lt;br /&gt;Bohemians&lt;br /&gt;Zrinjski&lt;br /&gt;Debrecen&lt;br /&gt;Sheriff Tiraspol&lt;br /&gt;WIT Georgia&lt;br /&gt;Makedonija Gjorce Petrov&lt;br /&gt;Baku&lt;br /&gt;Levadia&lt;br /&gt;Tirana&lt;br /&gt;Aktobe&lt;br /&gt;Pyunik Yerevan&lt;br /&gt;Rhyl&lt;br /&gt;Glentoran&lt;br /&gt;EB/Streymur&lt;br /&gt;F91 Dudelange&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu 34 takım birbirine kıracak ve takım sayısı 17'ye düşecek. Daha sonra bu 17 takıma, şu 3 takım eklenecek: Olympiacos, Slavia Prague, Zurich.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplamda 20 takıma ulaşılacak. Bu 20 takım önce 10'a, sonra 5'e inecek ve o 5 takım, Şampiyonlar Ligi Grupları'nda mücadele etmeye hak kazanacak. UEFA'nın sistemi değiştirmesinin en büyük sebebi, futbolda oldukça geride kalmış çok zayıf ülkelere az da olsa şans tanımak. Yıllardan beri süre gelen sistemle, bu takımların şansı yok denecek kadar azdı. Şimdi; Olympiacos, Slavia Prague ve Zurich gibi favorilerin hiç takılmadan 3'te 3 yaparak gruplara kalacağına hesap etsek bile, diğer küçük ülkelerden 2 underdog takım gruplara kalabilecek en kötü ihtimalle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geriye kalıyor 5 takım böylelikle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seeded: Shaktar Donetsk, Sporting Lizbon, Celtic, Anderlecht, Panathinaikos.&lt;br /&gt;Unseeded: Sparta Prague, Dinamo Bucureşti, Twente, Dynamo Moscow, Sivasspor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüldüğü üzere, Sivasspor oynayacağı ilk ön elemede seri başı olamayacak. Muhtemel rakipleri; Shaktar, Sporting, Celtic, Anderlecht ve Panathinaikos. Buradan sıyrılacak 5 takım, şu 5 takımla eşleşecek:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arsenal, Fiorentina, Stuttgart, Olympique Lyon, Atletico Madrid.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-size: 12px; "&gt;Yani, ufak çaplı (belki de büyük çaplı) bir mucize lazım Sivasspor'un gruplara kalabilmesi için. İlk turda dahi işleri çok zor olacak. Elendikleri takdirde Avrupa Ligi'ne atlayacaklar ve orada mücadeleye Play-off turundan başlayacaklar. Yanılmıyorsam, orada da seribaşı olamayacaklar...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-8309005047016924247?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/8309005047016924247/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=8309005047016924247&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8309005047016924247'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/8309005047016924247'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/sampiyonlar-ligi-20092010.html' title='Şampiyonlar Ligi 2009/2010'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SiLpQJoRjCI/AAAAAAAAAMI/KHpfjpuKKg0/s72-c/champions-league-5.91112110.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6137782494655066353</id><published>2009-05-18T13:10:00.003+03:00</published><updated>2009-05-18T14:09:59.823+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>NBA Konferans Finalleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/ShE1Az40CqI/AAAAAAAAALo/RF8jPY80zs0/s1600-h/garnett.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 280px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/ShE1Az40CqI/AAAAAAAAALo/RF8jPY80zs0/s400/garnett.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337105321455520418" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Konferans finaline yükselen takımlar Cavaliers, Magic, Nuggets ve Lakers oldular. Sürpriz diye nitelendirebileceğimiz bir sonuç var mı peki? Magic'in Celtics'i elemesi bana göre sürpriz değil, ortada olan bir seriydi, hatta Magic'i favori gösterenler çoğunluktaydı. Ama tabii Celtics'in 3-2'den seriyi vermesi sürpriz olarak nitelendirilebilir haklı bir biçimde.  Celtics tarihinde 3-2 öne geçtiği 32 serinin tamamını ve oynadığı 7. maçların 20'sinden 17'sini kazanmıştı. Hidayet kontrolden çıkınca tüm bu istatistikler yalan oldu. Play-off'ların başından beri beklentileri tam anlamıyla karşılayamıyordu kendisi ama öyle bir imza attı ki dün gece Garden'da, çıkarttığı bütün rezil maçları unutmuş olmalı Magic taraftarları. İlk turda Sixers serisinde, Magic 2-1 gerideyken 4. maçta son saniye şutuyla maçı ve belki de turu almıştı Hidayet, bu kez tüm maça yaydığı bu olağanüstü performans sayesinde takımı Celtics'i deplasmanda 20'ye yatırdı. Ne kadar methiye düzülse az bu adam için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yanda 7. maça kadar giden bir Lakers-Rockets serisi vardı ancak bu seri biraz ilk turdaki Heat-Hawks serisini anımsattı bana. Orada da 7. maça uzayan bir seri izlemiştik ama bütün maçlar 20-30 sayı fark aralığında bitmişti hemen hemen, çekişme denen bir olgudan gram dahi yoktu ortalıkta. İki takım da birbirinden birer deplasman maçları aldılar, geriye kalan maçlarda ev sahibi olan takımlar rahat kazandılar maçları, ki karşılıklı kazanılan birer deplasman maçının da büyük heyecana sahne olduğu söylenemez. Tabii, bu seriyi Heat-Hawks serisinden ayıran önemli özellikler var elimizde. Rockets, seriye "underdog" bir biçimde giriyordu şampiyonluk favorisi Lakers karşısında, herkesin beklentisi 4-1, en fazla 4-2'lik bir seriydi. Staples'ta verilen ilk maç sonrası Laker'lı topçulara bir titreme gelmesi ve Toyota'da kazanılan bir maç, saha avantajının tekrar ele geçirilmesi... Staples'ta ortaya koyulan dominant oyun ve serinin 3-2'ye gelişi. Lakers taraftarları play-off öncesi McGrady, play-off sırasında da Mutombo ve Yao ikilisini kaybetmiş Rockets'e karşı Toyota'da alınacak bir galibiyetle serinin sonlanacağından emin. Beklenilen olmuyor, seri 7. maça taşınıyor, haliyle Lakers camiasında sinir kat seviyesi hafiften artmaya başlıyor. Son maçın kazanılacağından herkes emin ama şüpheler ilerisi için daha çok. Konferans finalinde rakipleri Nuggets, onları geçmeleri halinde finaldeki rakipleri çok çok büyük bir olasılıkla Cavaliers, ki bu takımların bu lakayıtlığı Rockets'ten daha ağır bir biçimde cezalandıracağı kesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de Cavaliers-Hawks ve Nuggets-Mavericks serileri var ki, üzerine konuşacak çok şey yok bana göre. Nuggets ve Cavaliers için diyeceklerimiz, bundan önceki post'ta yağdırdığımız övgülerin bir tekrarı niteliğinde olacak nihayetinde. Ama yine de Nuggets-Mavericks serisinin 3. maçındaki son pozisyona burada yer vermek gerek. Son 7 saniyeye 2 sayı önde giriyor Mavericks 2-0 geride olduğu seride, Carmelo moladan sonra topu alıyor, penetre girişiminde bulunuyor, bu sırada onu savunan Wright izin vermiyor içeriye girmesine, Carmelo da çizgiye doğru yöneliyor şuta kalkmak için, bu sırada Mavericks'in faul hakkı dolmadığı için Wright kolunu takıyor Carmelo'ya bilinçli olarak ve pozisyonun devamında hiçbir şey yapmıyor, hakemler oyunu faulle kesmeyince bomboş pozisyonda Carmelo üçlüğü gönderiyor ve Nuggets maçı kazanarak seriyi 3-0'a taşıyor, hatta ve hatta bu basketle bitiriyor seriyi. Faul, faul tabii ama Wright'in düdük çıkmadan Carmelo'yu savunmayı bırakması, bana Rüştü'nün ofsayt diye elini kaldırıp topu bıraktığı pozisyonları hatırlattı. Pozisyon &lt;a href="http://www.youtube.com/watch?v=bHh66jI3WlM"&gt;şurada&lt;/a&gt; izlemek isteyenler için, herkesin görüşü farklı olabilir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/ShE06GeqfdI/AAAAAAAAALg/u_Ko7ZLrEns/s1600-h/chauncey.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 275px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/ShE06GeqfdI/AAAAAAAAALg/u_Ko7ZLrEns/s400/chauncey.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5337105206187032018" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Nuggets-Lakers:&lt;/span&gt; Nuggets, buraya sadece 2 maç kaybederek geldi. İç saha performansları zaten iyi ama dış saha performansları da oldukça çekici. Hornets'e karşı dışarıda oynadıkları 2 maçtan birini son topta kaybettiler, diğerini 58 sayılık farkla kazandılar. Mavericks'le deplasmanda oynadıkları 2 maç da son dakikalara kadar kafa kafayaydı, ki birini de aldılar yukarıda belirttiğimiz üzere. Lakers cephesinde Bynum, Rockets serisinin 7. maçında iyi sinyaller verdi. İlk 6 maç sahada hayalet gibi dolaşan Drew, son maçta 22 dakika sahada kalıp 6/7 isabetle 14 sayı 6 ribaund 2 blokla dağıttı Rockets pota altını. Bu seride karşısında Rockets pota altı olmayacak ama, bunu hesaba katmak gerek. Kenyon Martin, Nene ve Chris Andersen'den oluşan inanılmaz sert ve aktif bir frontcourt'a sahip Nuggets, karşılarında sertlik görünce pısan Gasol ve bir gelip bir giden Bynum olduğunu düşününce, işler kolay olmayacak gibi Lakers için. Kobe'nin Rockets serisinden çok daha etkili olmasını bekliyorum bu seride, karşısında Battier-Artest gibi savunmacılarının olmayışını geçtim, bu seride aldığı onca eleştiriden sonra pusup kalacağını sanmıyorum ben hiç, mutlaka bir cevap verecektir cümle aleme. Fisher bildiği tüm duaları etsin, şu aşamadan sonra Billups'a karşı yapacağı pek başka bir şey yok gibi zira...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Cavaliers-Magic:&lt;/span&gt; Sonucu belli bir seri desek yanlış olmaz sanırım, Orlando'nun şu seriyi kazanması çok büyük bir basketbol mucizesinin gerçekleşmesi demek zira. Her şeyden önce tecrübe açısından bir adım önde Cavaliers. LeBron genç yaşına rağmen buraların havasını iyi bilen bir adam, Magic ise Hardaway'li Shaq'li döneminden sonra ilk kez yükseliyor konferans finallerine. Diğer endişe yaratan konu, Magic'li oyuncuların tecrübesiz oluşunun dışında sorumluluktan gereğinden fazla kaçmaları, baskıyı Hidayet dışında kaldırabilen tek bir oyuncunun olmaması. Celtics serisinin ilk maçında 28 sayı öne geçtikleri maçı veriyorlardı, şans biraz Celt'lerin yanında olsa. 6. maçta, yine Garden'da 9 dakika kala 14 sayı farkla önde oldukları maçı kaybettiler son 5 dakikada basket dahi atamayarak. Son maçta Hidayet bu kadar aşırı bir performans göstermese, buraya bile gelemeyebilirlerdi. Ve bu seride, baskıyı kaldırabilen tek oyuncu dediğimiz Hidayet'in karşısında da LeBron olacak. Howard dışındaki tüm eşleşmelerde Cavaliers'li oyuncuların avantajı mevcut, ki bench'ler için de aynı durum geçerli. Howard'ın takımı sırtına alıp tek başına taşıyacak bir yapısı da yok bana kalırsa, zira 1'e 1 hücumda sayı üretmek için herhangi silahı yok, bu da takımın sıkıştığı anlarda devreye girecek oyuncu bulma sıkıntısı yaşayabileceği anlamına geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu arada yazının başında Hidayet genel olarak play-off'ta beklentileri karşılayamadı demiştik ama insaflı olmak gerek biraz sanki. İlk turda Igoudala, ikinci turda Pierce'la eşleşti, şimdi de LeBron olacak karşısında. Her ne kadar düşük bir ihtimal olsa da finale çıkılması halinde derin bir "oh" çekecek gibi Hidayet, zira karşısında Ariza olacak. Tabii Lakers, Nuggets'a elenmezse. Öyle bir durum söz konusu olursa, Hidayet için haberler yine kötü: Carmelo Anthony...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6137782494655066353?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6137782494655066353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6137782494655066353&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6137782494655066353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6137782494655066353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/nba-konferans-finalleri.html' title='NBA Konferans Finalleri'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/ShE1Az40CqI/AAAAAAAAALo/RF8jPY80zs0/s72-c/garnett.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-5453486191375659701</id><published>2009-05-17T15:08:00.005+03:00</published><updated>2009-05-18T13:10:40.795+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Bir Kez Daha...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sg__qVSVj0I/AAAAAAAAALI/wDiRGZfJLHg/s1600-h/manchester1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sg__qVSVj0I/AAAAAAAAALI/wDiRGZfJLHg/s400/manchester1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336765186190970690" border="0"&gt;&lt;/a&gt;Manchester United dün Old Trafford'da oynanan maçta Arsenal'le 0-0 berabere kaldı ve Premier Lig'deki 11. şampiyonluğunu ilan etti. Tüm lig tarihini işin içine katarsak 18. şampiyonluk demek bu. Ayrıca Ferguson'un 1998-99, 1999-00, 2000-01'de art arda kazandığı şampiyonluklardan sonra ikinci kez art arda üç şampiyonluk kazanışı bu. Manchester United 1996-97 ve 1997-98 sezonlarında da şampiyon olmuştu ve eğer aradaki 1997-98'i kaptırmasaydılar, 6 yıl üst üste şampiyonluk gibi, inanılması güç bir şeye imzalarını atacaklardı. Kazanılan 18. şampiyonluğun anlamı çok büyük zira ezeli rakipleri Liverpool ile şampiyonluk sayılarını eşitlediler. Ve herkes bilir ki, Ferguson'un en büyük hedefidir Liverpool'u şampiyonluk sayısında geçmek. Görevi ne zaman bırakacaksınız sorularına da hep "Liverpool'u geçince..." şeklinde cevap vermiştir. 17 yıllık Premier Lig tarihinde 11 şampiyonluklarının olması, son dönemlerin en dominant takımı olduklarının göstergesi. Dolayısıyla Liverpool'u geçmek çok da zor gözükmüyor onlar adına. Lakin bu sene ilk kez bu kadar şampiyonluğa yakın olan Liverpool'un seneye daha iyi mücadele edeceği ve bizleri daha dişe diş bir şampiyonluk mücadelesinin beklediği kesin. Sonuçta, işin ucunda "en çok şampiyon olan takım" ünvanı duruyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ferguson'un maçın sonlarında ne kadar heyecanlı olduğu anlaşılabiliyordu televizyon ekranlarından. Kendisi de "tarihteki en uzun 90 dakika" olarak tanımlamış dünkü maçı. 19. şampiyonluğun önemini de açıkça vurgulamış, çok istiyor belli. Premier Lig kurulduğundan beri forma giyen tek oyuncu olma özelliğini taşıyan Giggs'in de 11. şampiyonluğu oldu bu Manchester United'la birlikte. İşin ilginç yanı, Manchester bu şampiyonlukların yalnızca 2'sini Old Trafford'da kutlayabildi. Düne kadar kazandıkları 10 şampiyonluktan yalnızca 1'ini Old Trafford'da, taraftarları önünde kesinleştirebilmişlerdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sg__kPk0WsI/AAAAAAAAALA/IzpyI_ghLqw/s1600-h/manchester2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sg__kPk0WsI/AAAAAAAAALA/IzpyI_ghLqw/s400/manchester2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336765081578658498" border="0"&gt;&lt;/a&gt;Cristiano Ronaldo kalacak mı gidecek mi tartışmaları arasında ligde 18, toplamda 26 golle tamamladı yine sezonu. 3 sezondan beri Manchester United'ın en golcü oyuncusu konumunda. 2006-07'de 23, 2007-08'de 42 gol atmıştı Portekizli. Son 3 sezonda attığı toplam gol sayısı 91. Böyle bir futbolcunun teknik direktörüyle yaşadığı münakaşalarda daha baskın olan taraf olmasını beklersiniz değil mi? Ama bu takımda işler öyle değil. Manchester halkı ikilinin yaşadığı tartışmada bu efsanenin yaratıcısı olan Ferguson'un yanında durdu net bir şekilde ve doğru olanı da yaptıkları kesin...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündem Eurovision, o yüzden oradan bir örnek vermekte sakınca görmüyorum. Her yıl Eurovision'da istisnasız bir şekilde sunucu Bülend Özveren, "1975'te Semiha Yankı ile başlayan yolculuk..." tadında bir giriş yapar, arkasını artık kılıfına göre uydurur. Alex Ferguson da muhtemelen bundan 15-20 yıl sonra aynı şekilde hatırlanacak. "Ferguson'un 1990'ların başında Schmeichel, Irwin, Cantona'larla başladığı yolculuk; Yorke, Cole, Beckham'larla; Ruud, Roy, Ferdinand'larla; Cristiano, Wayne, Vidic'lerle........".....&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-5453486191375659701?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/5453486191375659701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=5453486191375659701&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5453486191375659701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5453486191375659701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/bir-kez-daha.html' title='Bir Kez Daha...'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sg__qVSVj0I/AAAAAAAAALI/wDiRGZfJLHg/s72-c/manchester1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7574906824660654138</id><published>2009-05-17T13:36:00.006+03:00</published><updated>2009-05-17T13:49:41.655+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Şaaampiyon!!!</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg_prni6myI/AAAAAAAAAEc/h32e6cn1l_Q/s1600-h/r.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336741019016403746" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 293px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg_prni6myI/AAAAAAAAAEc/h32e6cn1l_Q/s400/r.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336741789593033714" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 284px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg_qYeKs2_I/AAAAAAAAAEk/3qC-_HgK4R4/s400/ra.jpg" border="0" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7574906824660654138?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7574906824660654138/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7574906824660654138&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7574906824660654138'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7574906824660654138'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/saaampiyon.html' title='Şaaampiyon!!!'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg_prni6myI/AAAAAAAAAEc/h32e6cn1l_Q/s72-c/r.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-1528822080825476158</id><published>2009-05-15T20:47:00.005+03:00</published><updated>2009-05-16T22:32:31.798+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Her Kafadan Bir Ses @ Batug.com</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg2tkQKOcDI/AAAAAAAAAEU/x_gICLTPmS8/s1600-h/bblroundtablehead.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5336111971828658226" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 100px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg2tkQKOcDI/AAAAAAAAAEU/x_gICLTPmS8/s400/bblroundtablehead.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Görüldüğü üzere uzun bir süredir blogu bir türlü güncelleyemedik, daha doğrusu güncellemeye zaman bulamadık şu 1 hafta boyunca. Ama bu olayın sebebi alışılageldiği üzere üşengeçlik değil de, çok önemsediğimiz &lt;strong&gt;&lt;a href="http://www.blogger.com/www.batug.com"&gt;Batug.com&lt;/a&gt;&lt;/strong&gt; için &lt;strong&gt;Her Kafadan Bir Ses&lt;/strong&gt; olayıydı.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çok uzatmaya gerek yok, şu 1 haftadır tamamen Her Kafadan Bir Ses'e yoğunlaştık. Sanırım güzel de oldu. Biz Nöbetçi Golcü'lerin yanına, her konuda yardımlarını esirgemeyen çok sevgili &lt;a href="http://numaraiki.blogspot.com/"&gt;Cem abi&lt;/a&gt; ve MVP Kerem ağabeyimize teşekkürü borç biliriz.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Link de &lt;a href="http://www.batug.com/bblroundtable.htm"&gt;burada&lt;/a&gt;, okumak isteyenler için...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-1528822080825476158?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/1528822080825476158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=1528822080825476158&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1528822080825476158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1528822080825476158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/her-kafadan-bir-ses-batugcom.html' title='Her Kafadan Bir Ses @ Batug.com'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/Sg2tkQKOcDI/AAAAAAAAAEU/x_gICLTPmS8/s72-c/bblroundtablehead.png' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7569915776585854940</id><published>2009-05-08T01:24:00.002+03:00</published><updated>2009-05-08T01:53:06.681+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Jol - Schaaf</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgNl_AthGjI/AAAAAAAAAKg/ROTqIl9WUk8/s1600-h/martin+jol.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 262px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgNl_AthGjI/AAAAAAAAAKg/ROTqIl9WUk8/s400/martin+jol.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333218516933876274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgNl69kLPsI/AAAAAAAAAKY/cq-8wX19TqU/s1600-h/thomas+schaaf.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 328px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgNl69kLPsI/AAAAAAAAAKY/cq-8wX19TqU/s400/thomas+schaaf.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5333218447369912002" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7569915776585854940?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7569915776585854940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7569915776585854940&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7569915776585854940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7569915776585854940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/jol-schaaf.html' title='Jol - Schaaf'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgNl_AthGjI/AAAAAAAAAKg/ROTqIl9WUk8/s72-c/martin+jol.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-1055733296192145992</id><published>2009-05-06T23:09:00.002+03:00</published><updated>2009-05-06T23:22:36.436+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Şampiyon Panathinaikos</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgHuqiw8iaI/AAAAAAAAAKQ/_GUFnWbvQc8/s1600-h/el2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 291px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgHuqiw8iaI/AAAAAAAAAKQ/_GUFnWbvQc8/s400/el2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332805848437393826" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçtiğimiz haftasonu düzenlenen Euroleague Final-Four organizasyonu, yine büyük heyecana sahne oldu. Üçüncülük maçı dışındaki bütün maçlar son ana kadar nefes kesti, şampiyon Ramunas Siskauskas'ın kaçırdığı şut sonrası Panathinaikos oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstatistikler üzerinden gidelim. Panathinaikos, finalde CSKA Moskova'yı 73-71'le mağlup etti. İki takım 2007 yılında da finalde karşılaşmış, Panathinaikos rakibini yine 2 sayı farkla geçip (skor 93-91) şampiyonluğa uzanmıştı. Yunan temsilcisi (iyiden iyiye haber kıvamına gelmeye başladı post bu arada) ilk Euroleague şampiyonluğunu Paris'te düzenlenen dörtlü turnuvada 1996 yılında kazanmıştı. Bu şampiyonluk, son 13 yılda kazandıkları 5. Euroleague şampiyonluğu oldu, dolayısıyla toplamda da. Coach Obradovic yönetimindeki 4. şampiyonluğu bu Pana'nın. Yani takımın 1996 yılında kazandığı ilk Euroleague şampiyonluğu dışında, tüm şampiyonluklarda Obradovic imzası var. O takım şampiyon olurken, takımın coach'u Bozidar Maljkovic'ti ve o kadroda takımı sırtlayıp götüren Dominique Wilkins de mevcuttu. Panathinaikos'tan bağımsız, coach Obradovic'in 4 ayrı takımda (Partizan, Badolana, Real Madrid, Panathinaikos) Euroleague şampiyonluğu kazandığını ve bunu yapabilen tek isim olduğunu da belirtelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarı finalin ilk maçında Barcelona ile son şampiyon CSKA Moskova karşılaştı. Denk bir eşleşme olarak görülebilirdi takımların güçlerine baktığımızda, hatta tek tek isimlere baktığımızda Barcelona'nın daha iyi bir kadroya sahip olduğunu da söylemek mümkün ama tecrübe, alışkanlıklar, istikrar gibi etmenler her sporda olduğu gibi basketbolda da çok önemli. CSKA Moskova geçtiğimiz senelerdeki kadar ağır favori değildi bu Final-Four'da ama final oynayacaklarını düşünüyordum ben yine de. Tabii finalde karşılaşacakları muhtemel rakipleri Panathinaikos hem Barcelona'ya göre daha komple bir takımdı, hem de başlarında coach sıfatıyla Xavier Pascual gibi bir isim değil Zelimir Obradovic bulunuyordu. Maça harika bir giriş yapmıştı Barcelona, ilk çeyrekte 9 sayılık bir farkı da koydular araya. Lakin, zaman ilerledikçe Barcelona'nın bu kadar yüzdeli şut atamayacağı, CSKA'nın da toparlanacağı gün gibi ortadaydı. Barcelona tarafında şut yüzdeleri düştükçe, CSKA tarafında Langdon, Khryapa ve özellikle de Siskauskas gibi isimler sahne almaya başladıkça (Siskauskas 18'i son çeyrekte olmak üzere, 29 sayı üretti bu maçta) CSKA maçın liderliğini eline aldı, bir daha da bırakmadı. Tabii, CSKA'nın bu geri dönüşünde aslan payı Barcelona coach'u Xavier Pascual'da bana göre. Takımın bu sezon en önemli birkaç oyuncusundan biri olan (Türk olmasıyla da zerre alakası yok, söyleyeyim) Ersan İlyasova, 12 dakika 50 saniye süre alabiliyor sadece. Diğer yanda Gianluca Basile tam 36 dakika sahada kalıyor. Toplamda ne ürettiklerini bir karşılaştırmak lazım. Ersan 1/2 iki sayı isabetiyle 2 sayı üretmiş, yanına 5 ribaunt, ki ikisi çok kritik yerlerde alınan hücum ribaundu bunların, 2 de asist eklemiş. Tek kötü yanı, 0/3 üçlük yüzdesi. Basile ise, 1/8 isabetle 5 sayı-5 ribaunt-1 asist yapmış. Sanırım işin tecrübe tarafını düşündü Pascual ama bu kadarı da fazla kaçıyor. Aynı zamanda 12 dakika sahada kalan Ersan'ın maçın son 3 dakikasında sahada olması daha fazla komik kaçıyor ya, neyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarı finalin diğer maçını kesik kesik izlemiştim, o yüzden o maça dair söyleyecek fazla şeyim yok açıkçası. Maçın sonlarında iyi oyunu gözüme çarptı Olympiakos cephesinden Papaloukas'ın. Ama, iyi pota altı elemanları olmalarına rağmen çok fazla Greer üstünden oyun tercih ettiler gibi gördüm ben izlediğim bölümde, bilmiyorum yanılıyor muyum? Öte yanda, iç dış dengesini gayet iyi kurmuş bir Pana vardı. Tabii yine izleyebildiğim kadarıyla. Özellikle, pota altını Olympiakos'tan çok daha verimli kullandılar Batiste ve Pekovic ile. İç dış dengesi dedik, şu istatistiklerle özetleyebiliriz sanırım. İki guard Saras ve Spanoulis 18'er sayı; iki uzun Pekovic ve Batiste sırasıyla 20 ve 19 sayı ürettiler. Ayrıca bu iki uzunun toplamda 19 top kullandığını ve bunların 14'ünde basketi bulduklarını belirtmek gerek. Yine aynı ikilinin toplamda 13 kez serbest atış çizgisine gidip, 11'inde isabet bulduğu es geçilmemeli. Tüm bu veriler bile, Panathinaikos'un pota altı gücü hakkında hiç bilmeyen kişilere dahi önemli fikirler verebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgHunOBIZEI/AAAAAAAAAKI/JNxt9lF_YhM/s1600-h/el1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 295px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgHunOBIZEI/AAAAAAAAAKI/JNxt9lF_YhM/s400/el1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332805791328527426" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tamamen gereksiz buluyorum üçüncülük maçını, izlemedim de zaten, kendimi finale sakladım. İyi ki de saklamışım, harika maç oldu cidden.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir TBL klasiğidir. Ligimizde her hafta maç oynayan 16 takımdan çoğu iki sayılık atıştan çok üç sayılık atış dener, bıkmadan usanmadan. Panathinaikos da aynı o TBL takımları gibi bıkmadan usanmadan sürekli üç sayı denedi ama soktuğunuz sürece bir problem yok tabii. 23 tane iki sayılık atış, 27 tane üç sayılık atış denediler final maçında. Yarı final maçını değerlendirirken ön plana çıkarttığımız pota altını kullanma özelliklerinin harika bir şekilde sahaya yansıdığı maçta, Olympiakos'a karşı 40 tane iki sayılık atış, yalnızca 15 tane iki sayılık atış denemişlerdi. Ama dediğimiz gibi, soktuğunuz sürece sorun yok. 27 üçlük denemesinin 13'ünde isabet buldular, neredeyse %50'lik bir orana tekabül ediyor bu. Tabii, iki sayılık atışlara bu kadar az yönelmelerinin de sebepleri vardır elbet. Pota altından geçen maç olduğu kadar iyi üretim yapamamaları, Pekovic'in faul problemi sebebiyle yalnızca 15 dakika sahada kalması ve maçı da 5 faulle tamamlaması gibi. Özellikle, ilk yarı Spanoulis'ten tutun Saras'a, Fotsis'ten tutun Diamantidis'e her oyuncu kullandığı üç sayılık atışlarda isabet buldu. Hücumda, yarı finalde Barcelona karşısında olduğu gibi tutuk başlayan CSKA Moskova, devreyi 48-28'lik skorla 20 sayı geride kapadı. Kıytırık bir lig maçında 20 sayılık bir fark pek sorun değildir belki ama bu seviyedeki maçlarda bırakın 20'yi, 10 sayının üstündeki farklardan gelip maçı almak bile oldukça zor. Hele ki söz konusu maç, Euroleague final maçıysa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama, yanılttı herkesi CSKA'lı oyuncular ikinci yarıda oynadıkları basketbolla. Panathinaikos'un da buna bir katkısı olmadı mı? Oldu tabii. Zaten her daim, bu tarz 20-30 sayı arası bir farktan yapılan comeback'lerde, o geri gelen takımı takdir ettiğim kadar, o geri dönüşe izin veren takımı da eleştiririm. Zira, karşıdaki takım her ne kadar mükemmel seviyede bir oyun ortaya koysa da, bu kadar büyük farklardan geri dönmek için rakip takımın kötü oyununa da ihtiyaç olduğu muhakkak. Aynı bu maçta olduğu gibi. İkinci yarıda gerçekten harika oynadı CSKA. Ama, Panathinaikos ilk yarıda olduğu gibi yine çok yüzdeli şut kullansaydı son topa kalan bir final izler miydik? Bence hayır. Biraz yukarıdaki de istemedi değil CSKA'nın dönüşünü. Maçın bitimine 5 saniye kala %90'la serbest atış kullanan Jasikevicius'un 1/2 atması buna bir işaret mesela. Maçı da kazanabilirdi Ruslar. Molaları vardı, topu ortaya sahaya getirdiler, üstüne Siskauskas'la çok da kötü olmayan bir üç sayı pozisyonu da yakaladılar ama olmadı... Ayrıca yukarıdaki fotoğrafta Pekovic'in maçtaki hal ve şeriatı gayet güzel bir şekilde gözler önüne serilmiş...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Final-Four'daki tüm takımlara sundukları bu güzel basketbol ziyafetinden dolayı teşekkür etmek lazım. Tabii, Panathinaikos'a ayrıca kocaman bir tebrik gidiyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-1055733296192145992?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/1055733296192145992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=1055733296192145992&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1055733296192145992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1055733296192145992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/sampiyon-panathinaikos.html' title='Şampiyon Panathinaikos'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SgHuqiw8iaI/AAAAAAAAAKQ/_GUFnWbvQc8/s72-c/el2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-707502030796400323</id><published>2009-05-05T23:55:00.008+03:00</published><updated>2009-05-06T22:02:09.977+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Marsilya'da Deschamps Dönemi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SgC7Wk6V-rI/AAAAAAAAAEM/qGVByPqvFoY/s1600-h/r.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332467955346569906" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 324px; height: 400px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SgC7Wk6V-rI/AAAAAAAAAEM/qGVByPqvFoY/s400/r.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Bilirsiniz gerek medya, gerek kamuoyu tarafından herhangi bir sportif başarısızlıkta ilk suçlanan genellikle teknik direktör, sonra da yönetimdir. Teknik direktörün eleştirilmesini çok fazla onaylamam genel olarak, hatayı yönetimde ararım, hatanın kaynağı yönetimdir sonuçta.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu sezon da bizim Galatasaray yönetimini baya bir eleştirmiştik doğrusu ama saolsun Marsilya yönetimi şükrettirdi bizim yönetime. Bildiğiniz gibi Marsilya, 7 senedir süregelen Lyon şampiyonluklarına son vermeye çalışıyor ve ligin bitmesine 4 hafta kala Bordeaux'yla birlikte bunu başaracak iki ekipten biri. Teknik direktör de malumunuz bizim eskilerden Eric Gerets. 17 sene sonra da şampiyonluğu almaya ilk kez bu kadar yaklaştılar sanırım. Yani genel olarak herşey olumlu.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gerets'in takımdan ayrılacağını açıklamasından sonra, Ribery vak'asından bu yana ayar olduğum Diouf yönetimi sağlam bir skandala imza atarak Deschamp'la anlaştıklarını açıkladılar. Şampiyonluğa giden bir takımda, bunu yapmak düpedüz intihardır müdür. Bunun sana göresi,bana göresi yok. Gerets, dolayısıyla oyuncular da etkilenecektirler bu durumdan şüphesiz ki. Belli de ettiler zaten etkilendiklerini Toulouse maçında.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Yalnız Deschamp iyi seçim gelecek 2 sezon için. Sonuçta Monaco'yu Şampiyonlar Liginde finale kadar taşımış, Juve'yi de yeniden Serie A'ya çıkartmıştı. Burada da başarılı olur kanımca.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332467250559656034" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 416px; text-align: center;" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SgC6tjYDIGI/AAAAAAAAAD8/N1Ca3PRYcOg/s400/DidierDeschampsNew.jpg" border="0" /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-707502030796400323?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/707502030796400323/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=707502030796400323&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/707502030796400323'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/707502030796400323'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/marsilyada-deschamps-donemi.html' title='Marsilya&apos;da Deschamps Dönemi'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SgC7Wk6V-rI/AAAAAAAAAEM/qGVByPqvFoY/s72-c/r.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-858840989961394009</id><published>2009-05-04T01:48:00.008+03:00</published><updated>2009-05-04T03:01:04.085+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Liverpool 3-0 Newcastle United</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s9PcoPTI/AAAAAAAAAJI/CjkDigab2rA/s1600-h/liver-newcastle1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 240px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s9PcoPTI/AAAAAAAAAJI/CjkDigab2rA/s400/liver-newcastle1.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331748439483497778" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Liverpool, Premier League'de bitime 3 hafta kala takibi sürdürmeye devam ediyor. 2 hafta önce Anfield Road'daki 4-4'lük beraberlik ağır bir darbe vurdu Kırmızılar'a ama son 1-2 aylık döneme bir bütün olarak bakarsak formlarının zirvesindeler. 27. haftada alınan 2-0'lık Middlesborough mağlubiyetinden sonra; Real Madrid, Manchester United ve Aston Villa'ya 10 gün içerisinde 13 gol geyiği... Bu maç da dahil olmak üzere devam eden 5 haftada toplanan 10 puan. Normal şartlar altında gayet tatmin edici olmalı ama Liverpool'un içerisinde bulunduğu durum sebebiyle yeterli değil.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4sybtxf_I/AAAAAAAAAIw/7phJDQ9J78M/s1600-h/liver-newcastle4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 289px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4sybtxf_I/AAAAAAAAAIw/7phJDQ9J78M/s400/liver-newcastle4.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331748253798072306" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;Liverpool:&lt;/b&gt;    Reina, Arbeloa, Carragher, Agger, Aurelio, Alonso (Lucas 80), Mascherano (Ngog 89), Benayoun, Gerrard, Riera (Babel 63), Kuyt.&lt;br /&gt;Subs Not Used: Cavalieri, Dossena, El Zhar, Skrtel.&lt;b&gt;&lt;br /&gt;Newcastle:&lt;/b&gt;    Harper, Beye, Coloccini, Bassong, Duff, Smith, Butt, Martins (Owen 80), Barton, Lovenkrands (Gutierrez 46), Viduka (Nolan 80).&lt;br /&gt;Subs Not Used: Krul, Guthrie, Edgar, Carroll.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu 5 haftalık süreçte gelen 4 galibiyetin 3'ünde maçı domine eden, rakibi boğan bir Liverpool vardı sahada. Deplasmandaki 1-0'lık Fulham galibiyetini bir yana koyalım, -ki o karşılaşmada da gol son dakikada gelmesine rağmen özellikle ilk yarıda çok güçlü bir dominasyon söz konusuydu Liverpool adına,- 4-0'lık Blackburn galibiyeti, izleyemediğim ama okuduklarımdan anladığım kadarıyla 3-1'lik Hull City galibiyeti ve son olarak da 3-0'lık Newcastle United maçı bu görüntünün oluştuğu maçlardı. Elbette aradaki Arsenal maçı içinde de bu durumun geçerli olduğu zaman dilimleri oldu ama o maçı apayrı bir kategoride değerlendirmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dossena kötü maçlar çıkardıktan sonra yerini Aurelio'ya kaptırdı. Bu sezon ilk 11'de görmeye alıştığımız isimlerden Skrtel de yedek kulübesindeydi, Agger'in yerine. Ortadaki harika üçlüde Gerard'ın sakatlığı sırasında şans bulan Lucas, onun dönüşüyle birlikte yine kesik yedi. Mascherano-Alonso-Gerard üçlüsünden oluştu o bölge her zamanki gibi. Hatta maç içinde Alonso, Gerard ve Mascherano'nun bir üçlü oluşturmasından ziyade, Gerard'ın daha önde oynadığını ve Liverpool'un 4-2-3-1 gibi bir yapıya büründüğünü gördük. Keane'in ayrılışı, Ngog'un yetersizliği derken, Torres'in de yokluğu sonrası ileride geçtiğimiz sezonlarda ve bu sezonda daha farklı bölgelerde değerlendirilen Kuyt şans buldu. Benitez, onu Liverpool'da çok iyi bir iç kanat oyuncusuna evirmişti ama bu, ortada bazı zorunluluklar olunca belirli kalıpların dışına çıkılmayacağı anlamına gelmiyor tabii. Zaten onun arkasındaki Gerard, Riera ve Benayoun normalden daha fazla yığıldılar rakip sahanın ilerilerine baskı oluşturabilmek için. Özellikle Benayoun ve Gerard'ın sık sık içe doğru girdiğini gördük, ki ilk golde Benayoun'un bulunduğu konum bunun en güzel ispatı. Ceza sahasının sağ çarprazından Kuyt topu arka direğe gönderirken, Benayoun bir anda orada bitiveriyor. Goldeki ofsayt pozisyonu tartışılır ama maçın öyle bir genel görüntüsü vardı ki, izleyene rahatlıkla o dakikada olmasa, başka bir dakikada elbet Liverpool golü bulacak dedirttiriyordu. Özetle, Blackburn maçındaki dominasyonun bir tekrarını izlediğimi hissettim Newcastle maçında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s5GTseoI/AAAAAAAAAJA/Khkn1Js3OZA/s1600-h/liver-newcastle2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 294px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s5GTseoI/AAAAAAAAAJA/Khkn1Js3OZA/s400/liver-newcastle2.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331748368310631042" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Alan Shearer'ın gelişi çare olmadı Newcastle semalarına. Görevdeki 5. maçında 4. mağlubiyeti oldu bu maç. Galibiyeti ise henüz yok. Tek puanı geçen hafta 0-0'lık Porstmouth maçı sonrasında gelmişti, ki yapılan hesap kitaplara göre o alınan 1 puan da hayal kırıklığıydı. Shearer çıktığı 5 maçın 3'ünde Chelsea, Tottenham ve Liverpool gibi ligin sağlam ekipleriyle karşılaştı ama ondan bu maçlarda çok şey çıkarması beklenmiyordu zaten. Newcastle kalan fikstürüne bakıp hedef maçlar seçmişti kendisine ligde kalmak için. Bunlardan ikisi de Sunderland ve Portsmouth maçları olmalıydı. Sonuç: Sunderland'den 0, Portsmouth'tan 1 puan. Her galibiyette 1 milyon pound'u cebine indirecek olan Shearer için vakit azalmaya başladı. Ama hala son bir şansları daha olabilir. İki hafta üst üste St. James Park'ta oynayacaklar. Önce, küme düşmemek için geçmeleri gereken 2 takımdan biri olan Middlesborough ile, sonra da ligin ortalarındaki Fulham'la. 6 puan çıkarmaları şart, zira son hafta Aston Villa deplasmanındalar. Diğer rakipleri olan Hull City, bu akşam Aston Villa deplasmanına çıkacak. Onların da bu maçtan sonra önlerinde hedef maçları olan Stoke City ve Bolton maçları var. İşlerini son haftaya bırakırlarsa onları kötü bir sürpriz bekliyor olacak: Manchester United.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s2Ph3i-I/AAAAAAAAAI4/9RRRZMNZY1U/s1600-h/liver-newcastle3.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 276px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s2Ph3i-I/AAAAAAAAAI4/9RRRZMNZY1U/s400/liver-newcastle3.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331748319246388194" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yukarıda bahsetmiştik Benayoun'un çabasından ve Newcastle savunmasını ne kadar zorladığından. &lt;a href="http://www.guardian.co.uk/football/2009/may/03/newcastle-liverpool-relegation-premier-league"&gt;Şuradaki &lt;/a&gt;chalkboard'larla da destekleyelim yazdıklarımızı. Benayoun'un pas grafiğinin altında Riera'nınki de var ki, o da son derece değerli işler yaptı maç içinde. Liverpool'un özellikle 4-0'lık Real Madrid maçından sonra yoğunlaşan ve Aston Villa, Blackburn, Newcastle maçlarıyla tavan yapan bir iç saha performansı var ama ne kadar yeterli olacak? 2 mağlubiyetle ligin en az mağlubiyet alan takımı Liverpool. Farkı yaratan özellik, beraberlik hanesinde yazan 11 rakamı. Stoke City, Hull City, Manchester City gibi takımlara Anfield Road'da ikişer ikişer dağıtılan puanlar, deplasmandaki Middlesborough kayıpları sezon sonu sorgulanabilir. Şu anda da sorgulanıyor gerçi ama sezon zirvede bitirilemezse eğer - zor gözüküyor - daha da fazla sorgulanacak bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalan fikstürde West Ham United ve West Bromwich Albion deplasmanlarıyla birlikte Anfield Road'daki Tottenham Hotspur maçları var. 9 puan çıkarılması muhtemel, ama işin bir de öteki tarafı var. Manchester United'la aradaki puan farkı 3 ve Sir'in öğrencilerinin bir maçı eksik. Bu hafta arasında Emirates'te Arsenal ile oynadıktan sonra, hafta sonu evlerinde Manchester City'i ağırlayacaklar, ondan sonraki hafta arasında o eksik kalan maçlarını oynayacaklar Wigan deplasmanına giderek. Kapanışı da Arsenal ve Hull City maçlarıyla yapacaklar. Öncelikle, hafta arasında Emirates'ten nasıl bir hal ve sonuçla çıkacakları önemli. Lig maçlarını da etkileyebilir o maçtan çıkacaklar zira. Ama o maç bir kenarı koyulup bakıldığında, çok zor bir fikstürü olmadığı söylenebilir United'ın. Manchester City ve Wigan maçlarında kayıp yaşamalarının oldukça zor olduğunu düşünüyorum. 37. hafta Old Trafford'daki Arsenal maçı hakkında öngörülerde bulunmak için Şampiyonlar Ligi'ndeki çarpışma beklenmeli derim. Son hafta Hull City için kritik bir hafta olabilir ama unutulmamalı ki, eğer o hafta Manchester United için de kritik olursa işler United'dan çok Hull City için zorlaşacaktır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-858840989961394009?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/858840989961394009/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=858840989961394009&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/858840989961394009'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/858840989961394009'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/liverpool-3-0-newcastle-united.html' title='Liverpool 3-0 Newcastle United'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sf4s9PcoPTI/AAAAAAAAAJI/CjkDigab2rA/s72-c/liver-newcastle1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-2978223204522678022</id><published>2009-05-03T02:59:00.005+03:00</published><updated>2009-05-03T04:00:30.354+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Tbl'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>TBL'nin Yükselenleri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfzef86xzjI/AAAAAAAAAHg/eB9pisSmSBE/s1600-h/melih.JPG"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331380699409796658" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 312px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 320px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfzef86xzjI/AAAAAAAAAHg/eB9pisSmSBE/s320/melih.JPG" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Melih Mahmutoğlu&lt;/span&gt;: Yukarıdaki fotoğrafta o acayip pozisyonda duran kişinin ta kendisi. 1990 doğumlu, 19 yaşında henüz. Hatta mayıs doğumlu olduğundan, 19 yaşını doldurmadı bile. Efes Pilsen altyapısından yetişmiş bir oyuncu Melih, bu sezona kadar Efes Pilsen'in pilot takımı konumunda olan Pertevniyal forması giyiyordu TB2L'de. Bu sezon başında Darüşşafaka Cooper Tires kadrosuna dahil edildi. Ama es geçilmemesi gereken önemli bir noktayı belirtmek lazım. Melih, Darüşşafaka Cooper Tires'ta her hafta düzenli olarak 20 dakika civarında süre alırken, diğer yandan da Pertevniyal ile maçlara çıkmaya devam ediyor. Pertevniyal'da Amerikalı oyuncu Joey Nathaniel Knight ile birlikte sırtladılar takımı. Knight'in sayı ortalaması 21, Melih'in 24. Pertevniyal bu iki oyuncusunun harika katkısına rağmen (sayı krallığında İbrahim Kutluay'ın arkasından 2 ve 3. sıralarda yer alıyorlar) lige çıkma mücadelesinde çeyrek finalde Tofaş'a 2 maçı da kaybederek elendi. Fiziksel olarak yeterli gelişimi gösteremedi daha Melih ama skorer yapısıyla ciddi şanslar buluyor bu yaşında TBL'de. Özellikle, yayın gerisinden yakaladığı isabet oranı çok iyi. Ülke olarak büyük sıkıntı çektiğimiz şutör oyuncu pozisyonunda bir umut olabilir ilerisi için. 8 sayı ortalamayla oynuyor bu sene ligde ve önünde daha çok uzun seneler var. Fiziksel olarak göstereceği gelişimin yanında, oyununun diğer yönlerine de bir şey katabilirse birkaç yıl içinde adından çok daha fazla bahsettireceğine eminim kendisinin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Cevher Özer&lt;/span&gt;: Geçtiğimiz sezona oranla performansında en büyük artış gösteren oyunculardan Cevher. "Genç, gelecek vaat eden" bir etikete sahip bir oyuncu değil, 83 doğumlu. Beşiktaş Cola Turka'ya ilk geldiği yıl fena iş çıkarmamıştı ama geçen yıl o Shumpert'lı Nicevic'li Sinan'lı Drobnjak'lı kadroda fazla şans bulamamıştı kendini. Bu sezon Beşiktaş'ın basketbol şubesi yabancı transfer işini çorba edince, işler Türk oyuncuların üzerine kaldı. Bu Türk oyuncularının yüklendiği sorumluluğun en büyük payı Cevher'e aitti. İyi bir fundamental'ı var, pota altına top indirildiğinde kendi skorunu üretebiliyor, bir uzun için hiç de fena olmayan bir asist yeteneği var, ribaunt sezgileri oldukça kuvvetli ve bir şutör kadar iyi üçlük atabiliyor. En değerli özelliği en sonda söylediğimiz, en fazla o oldürücü üçlükleriyle ön plana çıkıyor ama komple bir oyuncu Cevher, bunun farkına varmak gerekiyor. Son olarak geçtiğimiz sezonki istatistikleriyle bu sezonki istatistikleri arasındaki farkı verelim. Geçen sezon; 3 sayı, 3 ribaunt, 0.5 asist; bu sezon 13 sayı, 7 ribant, 1.5 asist...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfzecJhgUoI/AAAAAAAAAHY/W9a6wVPeEsM/s1600-h/mehmet20090207141428erjovsi7bnmcfgyx52up8qz34690lthkaw.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331380634073977474" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: pointer; HEIGHT: 242px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfzecJhgUoI/AAAAAAAAAHY/W9a6wVPeEsM/s320/mehmet20090207141428erjovsi7bnmcfgyx52up8qz34690lthkaw.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Mehmet Yağmur&lt;/span&gt;: Pınar Karşıyaka altyapısından yetişme Mehmet, ilk maçına çıktığında henüz 16 yaşını doldurmuştu. İlk 2 yılı az süreler alarak, hatta bazen süre almayarak geçirdi Mehmet. 2005/06 sezonunda süreleri ciddi şekilde arttı, 18 yaşında Galatasaray derbisinde 23 sayıya imzasını attı. Mehmet'in o maç attığı 23 sayı, bu sezon Aliağa Petkim'e karşı attığı 24 sayıdan sonra TBL kariyerindeki en iyi 2. performansı skor bazında. Pınar Karşıyaka'da bolca süre alarak geçirdiği 2 yıldan sonra Beşiktaş Cola Turka'nın yolunu tuttu 2007/08 sezonunun başında. Açıkçası ilk sezonunda hiç beğenmemiştim Mehmet'i. Dalmau'nun backup'ıydı o sezon ve herkes o takımın en zayıf noktasının oyun kurucu mevkii olduğunu söylüyordu haklı olarak, ki maç içinde hücumu çok kez 3-4 numara oynayan Shumpert'ın yönetmesi de bunu doğrular nitelikte. Bu sezon, yine o da Cevher gibi yabancı sorunsalının ardından patlama yaptı. Onun da bu sezonki ortalamaları ile geçen sezonki ortalamaları arasında çok ciddi bir fark var. Mire Chatman'ın sakatlığı, para sorunu derken ilk beşe yerleştiği zamanlar da oldu; süreleri tavan yapmaya başladı, haliyle kendine özgüveni de geri geldi. Öyle ki, Chatman geri döndükten sonra bench'ten gelip 17 ve 14 sayı buldu sırasıyla Selçuk Üniversitesi ve Galatasaray Cafe Crown maçlarında. Hızı, süratı, turnikeleri iyi düzeyde ama bir oyun kurucu için ziyadesiyle istikrarsız bir dış şut yüzdesine sahip ve karar yeteneğini de yeterli seviyede değil. İkilimde kalıp çok anlamsız şeyler yapıyor bazen hücumlarda zira. Mehmet Yağmur'a da takım arkadaşı Cevher'e yaptığımız türden bir kapanış yapalım. Geçen sezon 3.5 sayı, 1 ribaunt, 2 asist; bu sezon 8 sayı, 2 ribaunt, 3 asist...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="FONT-WEIGHT: bold"&gt;Ahmet Çakı&lt;/span&gt;: Kısaca anlatalım hikayesini. Darüşşafaka takımında yardımcı antrenörlük görevi yaptı aşağı yukarı 10 yıl boyunca. 2005 yılında aldı görevi, henüz 29 yaşında. 2005/06 sezonunun ardından askerlik sebebiyle ara vermek zorunda kaldı basketbola. 2007/08'de Mersin BŞB.'yi çalıştırdıktan sonra yaz döneminde Milli Takım'da Tanjevic'in yardımcılığını yaptı. Ardından yeni sezon başlarken İtalya takımlarından Avellino'da yardımcı antrenörlük görevine başladı. İlk 8 haftada yalnızca 1 galibiyet alabilen Erdemir ona teklifi götürdü, o da kabul etti teklifi. İlk geldiği maçta takımı CASA TED Kolejliler'i mağlup etse de, devam eden 3 haftada mağlubiyetler peşi sıra gelmeye devam etti. Sonrasında yapılan birkaç transfer, biraz rötüş, uyum sürecinin geçişi, takımın Ahmet Çakı'nın basketbol mentalitesini kavramaya başlamış olması... Tüm bunların sonucunda ortaya çıkan sonuç harika. Kesinlikle, Yücel Platin'le birlikte senenin en iyi coach'u kendisi. Görevi devraldıktan sonra çıktığı 21 maçta 11 galibiyet aldı Erdemirspor. Son hafta kaybedeceklerini varsayalım. 11 galibiyet 11 mağlubiyet oluyor toplamda, %50'lik bir oran. Sezon başından beri bu %50'lik grafik yakalansa, takım şu anda 7 veya 8. sıradan play-off'taydı. Tabii, arada müthiş bir Türkiye Kupası macerası da var. Çeyrek finalde Aliağa Petkim'i, yarı finalde 2 uzatma sonunda Galatasaray Cafe Crown'u mağlup edip finalde Efes Pilsen'in karşısına dikildiler. Yenildiler, ama sonuna kadar direndiler, maçı da çok az bir farkla kaybettiler... Eğer seneye de bu takımda kalırsa, ki ben kalacağını, en azından kalması gerektiğini düşünüyorum, sezon başlamadan önce iyi bir hazırlıkla ve kendi kafasındaki kadroyla Erdemir'e play-off oynatacağını düşünüyorum. Basamakları ikişer üçer çıkıyor kendisi ve artık bunu hak ediyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-2978223204522678022?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/2978223204522678022/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=2978223204522678022&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2978223204522678022'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2978223204522678022'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/tblnin-yukselenleri.html' title='TBL&apos;nin Yükselenleri'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfzef86xzjI/AAAAAAAAAHg/eB9pisSmSBE/s72-c/melih.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-1269039821477564559</id><published>2009-05-03T01:24:00.012+03:00</published><updated>2009-05-03T13:05:25.036+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Final 4 @ Berlin - Semi Finals</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfzZCy_QCJI/AAAAAAAAADM/yS4pATrwEgg/s1600-h/r.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331374700969855122" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 332px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfzZCy_QCJI/AAAAAAAAADM/yS4pATrwEgg/s400/r.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; 32,16,8 şimdi de 4. Efendim bildiğiniz gibi basketbolla ilgilenen, seven herkesin merakla beklediği Final 4 organizasyonu Berlin'de 2 gün önce başladı, bu akşam bitecek. Ben de hem oynanan yarı finaller hakkında yorumlarımı yazayım, hem de final maçı için çok küçük bir preview yapmak için yavaş olduğum (saygılar ağabeyim) klavyenin başına geçeyim dedim.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;p&gt;İlk maç CSKA ve Barça arasındaydı. Doğrusu her ne kadar Barcelona'yı favori gösterenler olsa da &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/24961436/"&gt;(bkz:Kaan Kural)&lt;/a&gt; çok fazla bir şüphem yoktu bu maç hakkında. Aslında Barcelona daha iyi başladı CSKA'ya göre. İlk periyotta Lakovic, Navarro'nun dışardan üçlükleri bulması, eski dost Andersen'in de Barcelona adına en etkili performansını sergilemesi eminim ki acaba dedirtmiştir bazı basketbolseverlere. Her neyse, Barcelona'nın üstünlüğü bana göre Navarro ve savunmada önemli katkı veren Grimau'nun 3 faul alması ve dolayısıyla koç tarafından oyundan alınmasıyla sona erdi. Bu dakikadan sonra Siskauskas oyuna ağırlığını koydu, önce maçı dengeye getirdi, son periyotta da son tokadı vurdu. Yalnız CSKA adına çok önemli bir oyuncu var, ki bu performansı beklemiyordum kendisinden. Khryapa özellikle CSKA'nın rezil başlangıcında belki de takımını oyunda tutan isimdi. Ayrıca aldığı 10 ribo da cabası. Ne diyelim, CSKA'ya başarılar ardı ardına oynayacakları 4. Euroleague finali öncesinde. Ha bu arada bana göre Messina'nın son Euroleague maçı olacak bu final, keyfini çıkarın.&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331385390548707330" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 270px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfzixAxc6AI/AAAAAAAAADk/zsF9gtueQRs/s400/r.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;Evet geldik Alman anti-terör timlerini Berlin'e getiren, gerçekten özel bir maça. Maç aslında aynı şekilde başladı, aynı şekilde bitti. Pao maç boyunca Pekovic ve Batiste'den pota altında sayılar bulmaya çalıştı ve doğrusu bunda gerçekten başarılı oldular. Spanoulis ise gerek içerden, gerek dışardan iyi buldu potayı. Olympiakos alıştığımız üzere Greer'ın eline baktı genel olarak. Yalnız Saras'a da ayrı bir parantez açmak lazım, Maccabi'de oynadığı günlerden beri ben bu adamın yüzünde böyle bir hırs, gözlerde böyle bir ışık görmedim arkadaş, dikkatli olsun Messina. Ayrıca Giannakis, Theo'yu filan haketmiyorsun bilader. Neydi lan son hücum öyle. Benim gözler de bu dakikalarda Boston maçına kayıyor, kısa kesiyorum.&lt;p&gt;Yazıyı bitirmeden bir de en başta bir final preview sözü vermiştik onu da yapalım. Favori CSKA, bana göre her Euroleague takımına, her zaman, her yerde olduğu gibi. Haklısınız Siskauskas atamaz 29 sayı ama Barça maçında fena batıran Smodis, Holden hatta Morris üçlüsünden çok şey bekliyorum. Yazıyı bitirmeden ilginç bir not da verelim. Yarı finalde eşleşen aynı ülkenin iki takımın galibi, bir istisna dışında kupayı kazanamıyor. Kim bu istisna derseniz, şimdi Pao'nun koçu olan Obradovic'in o zamanki takımı Joventut Badalona derim...&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-1269039821477564559?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/1269039821477564559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=1269039821477564559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1269039821477564559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1269039821477564559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/final-4-berlin-semi-finals.html' title='Final 4 @ Berlin - Semi Finals'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfzZCy_QCJI/AAAAAAAAADM/yS4pATrwEgg/s72-c/r.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7827022614494213460</id><published>2009-05-02T19:17:00.003+03:00</published><updated>2009-05-02T19:27:38.106+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Televizyon'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Video'/><title type='text'>Kutuda Bunları Da Gördük #1 Gökhan Taşkın</title><content type='html'>&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/P4qa5SASydw&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/P4qa5SASydw&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;object height="344" width="425"&gt;&lt;param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/J2zLA7Lrh0c&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1"&gt;&lt;param name="allowFullScreen" value="true"&gt;&lt;param name="allowscriptaccess" value="always"&gt;&lt;embed src="http://www.youtube.com/v/J2zLA7Lrh0c&amp;amp;hl=en&amp;amp;fs=1" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/object&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7827022614494213460?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7827022614494213460/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7827022614494213460&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7827022614494213460'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7827022614494213460'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/gokhan-taskn-2.html' title='Kutuda Bunları Da Gördük #1 Gökhan Taşkın'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-4893502843165219305</id><published>2009-05-02T12:17:00.004+03:00</published><updated>2009-05-02T12:29:11.359+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Bir Sloven Daha</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfwQr6SYRHI/AAAAAAAAAHQ/CwLmoAcsH8s/s1600-h/mladinci_kranj_25.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 240px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfwQr6SYRHI/AAAAAAAAAHQ/CwLmoAcsH8s/s320/mladinci_kranj_25.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5331154405466588274" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Gasper Vidmar'a yeni yeni alışmaya başlamışken (!) bir Sloven genç haberinin daha gündeme gelmesi Fenerbahçe'li taraftarların kabuslarına girmiş olsa gerek. Söz konusu oyuncu Urban Gorjanc. Oyunu, istatistikleri hakkında çok fazla veri yok elimde. 1992 doğumlu ve 2.13m boyunda. Maribor Branik forması giyiyor. Slovenya'nın alt yaş grubu takımlarında çokça defa oynamış. Şu an sadece söylentilerden ibaret bunlar ama tabii eğer böyle bir transfer gerçekleşirse en azından 1 yabancı oyuncunun takımdan gönderilmesi gerekecek. Bu isim kim olur? Green ve Vidmar isimleri geliyor akla ilk başta. Lakin, Tanjevic'in bu iki oyuncuya karşı gösterdiği inanılmaz sevgi ve peygamber sabrı nedeniyle kesin bir şeyler söylemek kolay değil. Bir bakarız, Solomon veya Smith gitmiş...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-4893502843165219305?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/4893502843165219305/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=4893502843165219305&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4893502843165219305'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4893502843165219305'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/05/bir-sloven-daha.html' title='Bir Sloven Daha'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfwQr6SYRHI/AAAAAAAAAHQ/CwLmoAcsH8s/s72-c/mladinci_kranj_25.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7439118401643452447</id><published>2009-04-29T00:10:00.004+03:00</published><updated>2009-04-29T00:59:58.059+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>TB2L - İlk Gün</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfd2wWlZuoI/AAAAAAAAAGw/EE7_GePXE5s/s1600-h/kolbasti.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 222px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfd2wWlZuoI/AAAAAAAAAGw/EE7_GePXE5s/s400/kolbasti.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329859257084525186" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;TB2L Final Grubu'nda ilk gün geride kalırken, ben de yukarıdaki olaya takılıverdim. Fotoğraf, İTÜ-Trabzonspor maçının devre arasından. Trabzonspor'lu taraftarlar sahanın ortasında kolbastı oynuyor. Görüntü ilginç ilginç olmasına da, ben bu olaydan sıkılmaya başladım arkadaş. Her yerde bir kolbastı rüzgarıdır gidiyor, yeter vallahi. Tabii bunlar hep Yemekteyiz'in bünyedeki yan etkileri. 5 yarışmacının 3'ü basıyor kolbastıyı her yarışmanın sonunda. Sonra, neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün ilk maçında Tofaş, Bornova Belediye'yi uzatmada geçti. Eve geldiğimde ilk çeyreğin son dakikasıydı ve maç kafa kafaya gibi görünüyordu. Ne olduysa 2. çeyrekte oldu, bir anda Bornova lehine çift haneli sayılara kadar açıldı fark. Boston Celtics'in Chicago serisindeki pota altı savunmasından halliceydi Tofaş'ın bugünkü pota altı savunması. Gelen geçen penetre edip durdu. Alan savunması az çok çare oldu. Kötü dış atıcılara sahip tek maçtan görebildiğim kadarıyla Bornova, takım olarak da çok potansiyelli ve kaliteli olduklarını hissedemedim zaten. Tofaş kendi standartlarının çok altında oynamasına rağmen ilk yarının son birkaç dakikasında ve maçın son 4 dakikasında oynadığı basketbolla maçı uzatmaya taşıdı. Tofaş'ın 2 defa 10-15'lere fırlayan farkı indirirken, baskılı savunmayla bolca top çalıp fast break sayıları bulduğuna şahit olduk. İlk 3.5 periyot hiç sahada gözükmeyen Melih Sevda, son 1 dakikada bulduğu 8 sayıya; uzatmalardaki iki üçlüğünü de ekleyip maça damgasını vurdu. Uzatma oynanan bir maç olmasına rağmen Tofaş'ın pek yorulduğunu sanmıyorum ben, zira ekran başından gördüğüm kadarıyla çok efor harcamadılar. Yarın ki İTÜ maçını düşündüler belki de, bilinmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İTÜ-Trabzonspor maçının ilk yarısını izledikten sonra kapattım televizyonu buradan İTÜ maç falan vermez diye. Son saniyedeki turnikeyi kaçırmasa Trabzonspor, fena yanılıyordum. Maç kaç kaç, bir kontrol edeyim dedim, ki iyi ki de etmişim. İlk yarı Tolga Tekinalp, İbrahim Kutluay ve Derya Yannier maça ağırlıklarını ortaya koyup 10-15 sayılık bir fark yaratmışlardı. Umut Tınay'sız Trabzonspor, Kerem ve Engin'in pota altındaki üretkenliklerine bağlı gibiydi tamamen. Ha gerçi, hiç Trabzonspor maçı izlemedim bundan önce, dolayısıyla Umut Tınay'la birlikte nasıl bir basketbol oynuyorlar, bilemiyorum ama etkilenecekleri kesin tabii bu eksiklikten. Bu maçta özellikle 2. yarıda Ogün, Burak ve Can guard bölgesinde iyi iş çıkarttılar ama mesela Ogün her gün böyle leblebi gibi üç sayı atar mı? Zor. Ekstra bir gün oldu gibi biraz Trabzonspor için. Yine de bu kadar farktan gelip maça ortak olmaları takdire şayan. Sadece Trabzonspor kendi oyunuyla ortak olmadı maça, İbo sağolsun son 1 dakikada kullandığı 4 serbest atıştan 2'sini kaçırdı, işi son topa kadar bıraktı. Müsait bir pozisyon da buldular ama değerlendiremediler. İTÜ, bu maçın ikinci yarısından almıştır dersini. Zaten şu kadro bu 4 takım arasında ilk 2'ye giremezse bir gariplik var demektir. Unutmadan... Dixon nedir öyle yahu? 20 kilo vermiş bir de, 20 kilo fazlası olan halini düşünemiyorum ben. Oyunu da bir felaket zaten. Düşman başına neslinden...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7439118401643452447?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7439118401643452447/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7439118401643452447&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7439118401643452447'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7439118401643452447'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/tb2l-ilk-gun.html' title='TB2L - İlk Gün'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/Sfd2wWlZuoI/AAAAAAAAAGw/EE7_GePXE5s/s72-c/kolbasti.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-1919445141608680772</id><published>2009-04-28T20:17:00.004+03:00</published><updated>2009-04-29T00:28:55.247+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Champions League'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Barcelona - Chelsea</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfdTecDbrMI/AAAAAAAAAC8/kuAxOkUoRvc/s1600-h/r.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329820466408041666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 197px; HEIGHT: 400px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfdTecDbrMI/AAAAAAAAAC8/kuAxOkUoRvc/s400/r.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sabah uyumadan fotoğrafları vermiştik, şimdi de küçük bir inceleme yazısı yazayım dedim.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İncelemeye geçmeden iki takımın çeyrek final performanslarına bakarsak; Barça, Bayern Münich'i zorlanmadan geçmişti. Aslında Barcelona'nın tur atlamasını sürpriz olarak değerlendirmek yanlış ama bu kadar kolay, bu kadar eze eze turu geçmelerini beklemiyorduk blog olarak. Chelsea ile Liverpool arasındaki eşleşmede ise bizler bu senenin en iyi 2 maçını seyretme şansı bulduk. Özellikle Liverpool, 3-2'den iyi geri dönmesine rağmen salak spikerin "Bay bay Liverpool" demesine engel olamadı. Neyse doluyum bu konuda, biz kendi yarı finalimize geçelim. Öncelikle favorim Barcelona'dır. Her ne kadar Xavi son söz Bridge'de söylenecek dese de, Barcelona 2-3 fark yapmaya çalışacaktır. Zaten Pep'in de gelmesinden sonra iyice hücumu düşünen takım oldular. Chelsea ise Drogba'yla, Barcelona'nın en zayıf mevkiisi olan defansına karşı ataklar ve duran toplarla etkili olmaya çalışacak. İki takımın da birbirlerine karşı kullanabilecekleri çok önemli kozları yok. Barcelona'nın Messi'si dışında tabii ki. Bu durumla ilgili olarak Bosingwa &lt;em&gt;&lt;span style="COLOR: rgb(255,102,102)"&gt;"Messi is a big star world wide but it is possible to stop him - with patience and calm. You need to keep him under pressure. I have experience playing with Porto and Portugal against big players and now with Chelsea. I do not fear the Argentine."&lt;/span&gt;&lt;/em&gt; demiş. Üstünlük deyince Chelsea'nin duran toplardaki fizik avantajını da pas geçmemek lazım. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Favorim Barcelona demiştim, kalbim de Barça'dan yana. &lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-1919445141608680772?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/1919445141608680772/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=1919445141608680772&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1919445141608680772'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/1919445141608680772'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/barcelona-chelsea.html' title='Barcelona - Chelsea'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfdTecDbrMI/AAAAAAAAAC8/kuAxOkUoRvc/s72-c/r.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-2717628372238751487</id><published>2009-04-27T23:37:00.012+03:00</published><updated>2009-04-28T08:40:58.084+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>UEFA Champions League Semi Final: Barcelona-Chelsea</title><content type='html'>&lt;strong&gt;28 Nisan Salı &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Saat: 21.45 &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329558549720695410" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 400px; height: 308px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfZlQ4W_gnI/AAAAAAAAACE/ltCT9KnOO7I/s400/INO7ECA2L46VICALYQZGOCAAGZN81CA26FFD1CANH24S0CAA788TXCAWX9WG3CAWLN31NCAEPR9AICA0OONZVCAZ6JYYGCAGVD05TCA1M79VFCAMTEPVECAV0NYY9CA72L4P1CAUI4JGWCA9ASVUOCAUTH4RS.jpg" border="0" /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329558748943393586" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 312px; height: 400px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfZlcehYozI/AAAAAAAAACM/VHCsvvPScng/s400/E2S24CAC1Z8QCCAB6JLAECAH2DE66CAVJ3DS1CACLJ8RICAJA6P0BCAK1ZTYACANB1PS2CAEEWVO6CABRSONVCAHYSV6CCA9NX23UCAB5WUM0CAB4RFTICAS3ELL7CAOIONQ0CAAZCLFJCADHIAEFCAKJJJRL.jpg" border="0" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329560205987271826" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 368px; height: 400px; text-align: center;" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfZmxSbt1JI/AAAAAAAAAC0/-WVmzw13AtM/s400/a.jpg" /&gt;&lt;/p&gt;İnceleme de uyanınca artık.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-2717628372238751487?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/2717628372238751487/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=2717628372238751487&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2717628372238751487'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/2717628372238751487'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/uefa-champions-league-semi-finals.html' title='UEFA Champions League Semi Final: Barcelona-Chelsea'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfZlQ4W_gnI/AAAAAAAAACE/ltCT9KnOO7I/s72-c/INO7ECA2L46VICALYQZGOCAAGZN81CA26FFD1CANH24S0CAA788TXCAWX9WG3CAWLN31NCAEPR9AICA0OONZVCAZ6JYYGCAGVD05TCA1M79VFCAMTEPVECAV0NYY9CA72L4P1CAUI4JGWCA9ASVUOCAUTH4RS.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-5750477996126785699</id><published>2009-04-27T20:55:00.003+03:00</published><updated>2009-04-27T21:00:55.495+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>CSKA Darda</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfXx7mn9U_I/AAAAAAAAAGU/WlpYzOror30/s1600-h/ettore+messina.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 320px; height: 214px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfXx7mn9U_I/AAAAAAAAAGU/WlpYzOror30/s320/ettore+messina.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329431740345570290" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Geçtiğimiz sezon NBA oyuncularına hücum eden Rus kulüplerini ekonomik kriz fena vurdu. İşin futbol tarafına çok daha fazla dikkat çekiyor medya ama ülkenin en şaşalı basketbol kulübü olan CSKA da krizden fazlasıyla etkilenenlerden. Seneye bütçelerini belli bir ölçüde kısacaklarmış. Ayrıca, 10 yıl aradan sonra ilk kez oyuncularının maaşlarını ufak da olsa gecikmeli ödemişler. Messina'nın sözleşmesi bu sezon sonunda bitiyor, lakin opsiyonlu (opsiyon Messina'ya bağlı, belirtelim). Onun için NBA söylentileri etrafta hep dolaşır durur senelerdir. Özellikle Toronto'yla adı anılıyordu ciddi şekilde ama bir türlü olmamıştı. Rusya'dan gelen sinyallere göre bu kez olacak gibi sanki.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-5750477996126785699?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/5750477996126785699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=5750477996126785699&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5750477996126785699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5750477996126785699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/cska-darda.html' title='CSKA Darda'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfXx7mn9U_I/AAAAAAAAAGU/WlpYzOror30/s72-c/ettore+messina.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-7924264204215069361</id><published>2009-04-27T02:04:00.006+03:00</published><updated>2009-04-27T19:05:34.113+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Galatasaray - Nasıl oldu bu iş? Part 1/2</title><content type='html'>İsterseniz bu sezona geçmeden önce bir önceki sezon gelen mucizevi şampiyonluk hakkında birkaç birşey söyleyelim. Bildiğiniz gibi Karl Heinz-Feldkamp hocamız bizi son 6 hafta yanlız bırakarak -ki şimdide söyleyeyim, Kalli'nin kovulduğuna inanmak istemiyorum- takımı Cevat "Benitez" Güler'e emanet etmişti. Hatta bu durum sonrasında eski Fenerbah&lt;strong&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;c&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;e ba&lt;strong&gt;s&lt;/strong&gt;kanlarından Ali &lt;strong&gt;S&lt;/strong&gt;en, Galatasaray'ın şampiyonluk şansının olmadığını açık açık deklare etmişti, ki sanırım onun gibi düşünen birçok insan vardı o zamanlar. Ancak biz herkesi yanıltarak ve inanılmaz takım kenetlenmesi yaşayarak (son iki şampiyonuğumuzda hep en ön plandadır) şampiyonluğu almıştık ve bu şampiyonluk en azından beni gelecek sezon adına çok umutlu kılmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 403px; height: 256px; text-align: center;" alt="" src="http://www.myhaber.com/images/haber/sampiyon_galatasaray.jpg" border="0" /&gt;&lt;strong&gt;Transferler ve Skibbe&lt;/strong&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;Gelen şampiyonluğun ardından artık takımda eksik görülen yerlere transferler yapılması şarttı. Tabii eksiklik deyince, efendim malumunuz en önemli eksiğimiz her ne kadar çok başarılı bir performans gösterse de, Cevat Hoca'nın yerini alacak olan teknik direktördü. Yönetim her zamanki gibi yine kendilerine Galatasaray'a gelmek istediklerini söyleyen birkaç teknik direktör arasından, UEFA 2.Turu'nda Galatasaray'a 5 çekmekden başka bir başarısı bulunmayan, nispeten tecrübesiz çok muhterem Michael Skibbe'yi göreve getirdi. Yanına da UEFA fatihlerinden Ümit Davala ve Edwin Boekamp'ı -çok uzun sürmeyecek bir görev için- seçti.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 460px; height: 229px; text-align: center;" alt="" src="http://www.ntvspor.net/Images/36122.jpg" border="0" /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt; Sonsuza kadar?&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Efendim, artık teknik kadro kurulmuş, taraftarlar transferleri bekliyordu. Daha transfer yasağının kalkmasından hemen sonra ayyuka çıkan yıldız transfer söylentileri doğrusu beni yeni bir Lukunku, yeni bir Pinto ihtimali üzerine düşündürüyordu ki Kewell transferi medyaya duyuruldu. Kewell, PES'te arkadaşlar arasında &lt;em&gt;&lt;strong&gt;Rüzgarın oğlu&lt;/strong&gt;&lt;/em&gt; diye bilinirdi ve bu haber bizleri gerçekten şaşırttı. Kewell'dan sonra EURO 2008'de az da olsa bize karşı da forma şansı bulan Stuttgart kaptanı Meira, İtalyan milli takımının 2. kalecisi De Santcis ve bize yakışan bir transfer hatasıyla (ne olursa olsun Steau maçından önce almalıydık) kadromuza kattığımız Milan Baros taraftarları gerçekten heyecanlandırdı ve kombine satışları artmaya başladı. Transferler gerçekten çok iyiydi ve benim de katıldığım &lt;strong&gt;&lt;em&gt;"Yüzyılın Kadrosu" &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;yakıştırması yapılıyordu. Eyvallah, yüzyılın kadrosuydu da takım ruhu var mıydı takımda?&lt;/p&gt;&lt;strong&gt;Skibbe ve Şampiyonlar Ligi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;Teknik kadro, transferler... Şimdi sırada 2 senedir ayrı kaldığımız, Avrupa'nın en önemli kupası olan Şampiyonlar Ligi'ne katılmak kaldı. Galatasaray ise uzun süre sonra 2.torbada ve Arsenal, Liverpool, Barcelona gibi ekiplerle karşılaşma ihtimaline sahip. Neyse ki şanslı bir kura çekerek 20 yıl önce o zaman ki adıyla Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nda da karşılaştığımız Steaua Bükreş'le eşleşiyoruz. Bükreş'in teknik direktörü ise o 20 sene önce mücadele ettiğimiz Bükreş'in forveti Lacatus. Skibbe ilk resmi maçına çıkıyor Galatasaray'la ve çıkarttığı kadroyla daha ilk maçta hissettiriyor ilk maçına çıktığını. Müdür, Galatasaray'ı tıpkı bir Amerikan Futbolu takımı gibi ikiye bölüyor ve Aykut, Emre Güngör, Servet, Emre Aşık, Hakan Balta, Meira, Mehmet Topal'dan oluşan savunma takımı ve Hasan Şaş, Arda, Lincoln, Nonda'dan oluşan hücum takımıyla maça çıkıyoruz. Savunma takımımız yaptığı taçtan gol yeme abukluğuna rağmen Nonda'nın attığı gollerle umutlarımızı az da olsa taşıyoruz. İkinci maçta ise bal yapmayan arı misali rakip sahada paslaşıyoruz. Sonrasında da ofsayttan gol yiyerek en önemli hedefimizden sapıyoruz. Artık Türkler olarak kendimizi avutuyoruz ve yeni bir yalan uyduruyoruz kendi kendimize&lt;strong&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kadıköy'de Final"... &lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-7924264204215069361?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/7924264204215069361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=7924264204215069361&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7924264204215069361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/7924264204215069361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/galatasaray-nasl-oldu-bu-is-2008-part.html' title='Galatasaray - Nasıl oldu bu iş? Part 1/2'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-3225972037127950048</id><published>2009-04-26T18:27:00.008+03:00</published><updated>2009-04-26T19:35:58.552+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>TBL: 28. Hafta</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9fxgPl9I/AAAAAAAAAGM/Dxmtg1nyPZw/s1600-h/tbl28hafta3.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9fxgPl9I/AAAAAAAAAGM/Dxmtg1nyPZw/s400/tbl28hafta3.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329022243904133074" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Sona yaklaştıkça hafiften play-off eşleşmeleri de, takımların sıraları da, küme düşecek takımlar da belli olmaya başlıyor. Özellikle play-off potasında her takım kendi kafasında bir plan kurgulamış, kendine göre en iyi rakiple eşleşmek için çaba sarfediyor. Küme düşme hattında, Aliağa Petkim yabancılarını da yollamak zorunda kaldıktan sonra işin rengi belli olmaya başlamıştı ama Kepez heyecan getirmek istiyor oraya sanırım. İşin ilginci, yabancılarını yollayan Aliağa iki haftadır -izleyemiyoruz ama- daha iyi bir mücadele ortaya koyuyor gibi ortaya çıkan sonuçlara baktığımızda. Play-off yarışı bu hafta öncesinde karışık oğlu karışıktı; lakin Karşıyaka'nın Bursa'da aldığı galibiyet o karışıklığı büyük ölçüde söküp attı. Kalan fikstürleri zor ama kendi sahalarında iyi basketbol oynadıklarını hesaba katarak, buradan play-off'u kimselere bırakmayacaklarını düşünüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Haftanın açılışını derbiyle yaptık, ama sebebi belli değil. Cumartesi-pazar seçenekleri köşede dururken, böyle bir maç için cumanın seçilmesini anlayamadım. Neyse ki buna rağmen Abdi İpekçi'de hemen hemen full bir salonda oynandı karşılaşma. Bu sene ligdeki klasiğin bir tekrarını yaşadık sadece aslında, fazlasını değil. Bu ligde başa oynayan 5 takım var: Efes Pilsen, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Türk Telekom. Ve, bu takımların aralarında oynadıkları maçlar mütemadiyen ev sahibinin lehine sonuçlanıyor. Şöyle üstünkörü bakalım bir tabloya. Galatasaray, kendi sahasında Fenerbahçe ve Beşiktaş'ı mağlup etme başarısını gösterdi. Fenerbahçe; Efes Pilsen, Beşiktaş, Galatasaray ve Türk Telekom'u kendi sahasında mağlup etti. Efes Pilsen, -her ne kadar tam olarak ev sahibi avantajı olan bir takım olmasa da- kendi sahasında Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Türk Telekom'u mağlup etmeyi başardı. Beşiktaş da Galatasaray ve Fenerbahçe'yi Akatlar'da mağlup etti. İstisnalar var tabii ama büyük oranda bu doğrultuda gidiyor büyük maçların sonuçları. Galatasaray basketbolda deplasmanda en son Fenerbahçe'yi ne zaman yenmiş? Bakmak lazım. 2 yıldır Ayhan Şahenk'te kurulmuş bir üstünlükle durumu toparlıyorlar az çok yine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hosley ve Tolliver transferlerinden sonra 2 galibiyet alabildi Galatasaray. Tolliver çok büyük beklentiler altında gelmemişti zaten, ortalama bir oyun da koyuyor ortaya. Asıl problem, Hosley. Bu kadar mı vurdumduymaz oynanır? Geçen sene Karşıyaka'da, bu yıl Real Madrid'de oynarken Efes Pilsen'e karşı oynadıkları maçlarda izlediğim Hosley'nin çeyreğini göremedim maalesef kendi adıma. Koray hoca da onu ısrarla 3 numarada kullanarak hata yapıyor tabii ama sezon bitsin de gideyim havasında bir profil yansıttı şu ana kadar. Hücumda olabildiğince savruk, savunmada olabildiğince lakayıt. Ne olursa olsun, yine kalitesini ortaya koyduğunda maçı etkileyebilecek bir oyuncu Hosley. Belki de asıl arenayı, yani play-off'ları bekliyor, bilinmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazının başında yaptığımız, "bu sezon büyük takımların kendi aralarında oynadıkları maçlarda ev sahipleri genellikle kazanıyor" tespitinin yanında şu tespiti de yapabiliriz sanırım. "Bu sezon ligde kim daha yüzdeli ve çok üçlük sokarsa genellikle o takım maçı kazanıyor". Takımların 2 sayılık atışlardan çok 3 sayılık atışlar denediklerine o kadar fazla şahit oluyoruz ki, dolayısıyla maçın şeklini değiştiren etken haline geliyor 3 sayılık atışlar. Hele, 2-3 tane art arda zor pozisyonda üçlüğü atınca, arkadaki taraftarın da oyuna katılmasıyla maç geliveriyor bir anda ev sahibi ekibe. Aynı cuma günü Mrsic'in yaptığı gibi. 2. periyodun ortasına kadar 8-10 sayılık bir farkla önde götürüyordu maçı Fenerbahçe; sakin, düzenli hücum edip, savunmada hatalar yapsa da elinden gelen gayreti gösteriyordu sarı kırmızılılar. O arada Mrsic girip 2 tane üçlüğü salladı, arkadan bir de Ömer Onan'ın imzası gelince işlem tamamlandı. Sonra 15-20'ye çıkan farkı kapatmak için yapılan bilindik savruk hücumlar, gereksiz zorlamalar... Son periyot en azından farkı 15 sayıda tutayım da, ligdeki sıralama açısından avantaj yakalayayım mantığıyla oynadı Galatasaray; onu da beceremediler haliyle, 30'a kadar gitti maç... Sanmıyorum ki, bu saatten sonra 2 veya 3. sırayı kapabilsin Galatasaray...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9bnEw6SI/AAAAAAAAAGE/rRvLbF_5Cak/s1600-h/tbl28hafta2.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px; height: 305px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9bnEw6SI/AAAAAAAAAGE/rRvLbF_5Cak/s400/tbl28hafta2.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329022172385044770" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Cumartesi programı 4 maçla geçildi. 2 maç son saniyeye kadar kafa kafaya giderken, diğer ikisi daha ilk periyottan kopup başka amaçlara hizmet etti. Erken kopan maçların biri, Akatlar'daydı. Üst üste aldığı 5 galibiyetle küme düşmeme hedefini gerçekleştirmiş olan Erdemir, fazlasıyla rahat gelmiş İstanbul'a. İlk 4-5 dakika kafa kafayaydı maç; Baxter 3-4 tane üçlüğü gönderip farkı 10'lara çıkarınca onlar da fazla zorlama gereği hissetmediler kendilerini. Rehavet olacağı tahmin edilebilirdi aslında geçen haftadan sonra. Gerçekleştirdikleri hedefin verdiği rahatlıkla Beşiktaş'ın tempo basketboluna uyum sağladılar, sonları pek hayırlı olmadı. Bu oyunu çok daha fazla seven Beşiktaş, ritim bulma sıkıntısı da yaşamayınca son birkaç dakika 18-19 yaşındaki gençlerini de oyuna sokma fırsatı buldu. Taraftar son saniyeye kadar 100 isterken, içeriye devrilen Mehmet Azmi Turgut'un, "Kelepçe" lakaplı Alper Yılmaz'dan basket faulü alması, daha da güzeli Alper Yılmaz'ın genç oyuncuyu tebrik etmesi enfes bir enstanteneydi. Gönül onu, oynamayı bıraktıktan sonra da basketbolun içinde görmek ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka amaçlara hizmet eden maçlar dedik önceki paragrafta. O tanıma tam anlamıyla "cuk" oturan maçtı kesinlikle Mersin-Kolej maçı. 35 dakika sahada kalan Lofton üçlüklerde 17/22, toplamda 21/28 şut isabetiyle 61 sayıyı gördü. Fenerbahçe Ülker maçında da bunun benzerini izlemiştik ondan. 61 sayısının yanında 6 top çalması da dikkat çekici ama 61 sayıyı gören bünye, pek fazla dikkat çekemiyor ona haliyle. Kolej, yabancılarını yolladıktan sonra geçen hafta Ankara'da Kepez'e bir darbe vurmuştu ama kapasiteleri belli işte. Bir de böyle bir Lofton olunca direnmeleri daha da az mümkün oluyor haliyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzatmaya giden maçların ilki Ayhan Şahenk'te yaşandı Darüşşafaka ile Antalya arasında. Darüşşafaka'nın bu maç öncesi ufak da olsa bir düşme ihtimali vardı. Bu maçı alarak hem o ihtimali tamamiyle ortadan kaldırdılar, hem de yeniden play-off potasına girdiler. Play-off yapabilirler mi? Zor, ama son ana kadar şanslarını zorlayacakları kesin. Maçı uzatan üçlük Soner'den gelmiş bu arada, onu da belirtelim. Bu sezon çıkış yakalayanlardan o da; böyle toplarda sorumluluk alıp, bu sorumluluğun gereğini de yerine getirmesi takdire şayan. Antalya da doğal olarak Telekom'la eşleşmek için bir şeyler yapmaya çalışıyor sanırım. Zira ligi 5. sırada bitirirlerse, büyük olasılıkla 4. olacak Galatasaray'la eşleşecekler ve seriye 1-0 geride başlayacaklar. Ama 6. olmaları halinde, yine çok büyük olasılıkla Türk Telekom'la eşleşecekler ve seriye 1-0 önde başlayacaklar. Bunun etikliği bazılarına göre tartışılır ama ben onlara hak veriyorum. Kalan maçlarının teki Efes Pilsen'le zaten, o maçı isteseler de kazanmaları zor. :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9YUPBuQI/AAAAAAAAAF8/UrvRYOKCVOg/s1600-h/tbl28hafta.jpeg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 222px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9YUPBuQI/AAAAAAAAAF8/UrvRYOKCVOg/s400/tbl28hafta.jpeg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329022115788208386" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Kapanışı, bugün 3 maçla yaptık. Efes Pilsen, Antalya'da küme düşmemek için çırpınan Kepez'i mağlup ederek ateşin içine yolladı. Fitch'in 30 sayısı Kepez'e yetmedi başlıklarını görürüz muhtemelen yarın gazetelerde... Efes'te bu sezonun bir klasiği olarak sayılar yine dağılmış, 5 oyuncu çift hanelere ulaşmış. Kepez'in fikstürü çok da kolay değil. Haftaya yine içerde oynayacaklar, rakipleri Mersin. Bu maçı kazanmaları lazım, zira son hafta Bursa'ya gidecekler ve eğer Oyak Renault play-off iddiasını son haftaya taşırsa - ki zor bana göre - oradan galibiyet çıkarmaları kolay olmaz. Aliağa Petkim ile galibiyet sayıları aynı ama ikili averajda da gerisindeler rakiplerinin. Kesinlikle 1 maç almaları lazım minimum, hatta Aliağa Petkim'in alacağı sonuçlara göre bu ihtiyaç 2'ye de çıkabilir veya ne yaparlarsa yapsınlar yetmeyebilir de...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aliağa Petkim'in yabancıları gönderdikten sonra aldıkları sonuçlar son derece çarpıcı. Geçen hafta Banvit'i son ana kadar zorlayıp yenememişlerdi. Bu hafta geçen haftanın aksine 1 yabancı bile yoktu, üstüne takımın yedek guard'ı Bora Sancar'ın sezonu kapattığı haberi de gelmişti maç öncesi. 3. guard'ları genç Berkay Sahillioğlu ile başladılar maça ve tüm maçı da onla götürdüler. Ve, düşme potasında Kepez'den sonra ikinci mücadele ettikleri takım olan Selçuk'u 60-50 ile geçtiler. Berkay, 40 dakikada 5 sayı atabilmiş yalnızca ama 11 asisti dikkat çekici. "Ne varsa, Türkler'de var" mı demeli acaba? Selçuk da 10 galibiyette kaldı böylece. 10 sayı farkla kaybederek ikili averajda da Aliağa'nın gerisine düştüler. Kalan maçları Telekom ve Darüşşafaka ile. Onların da en azından 1 galibiyet çıkarmaları gerekebilir buradan. Aliağa Petkim, haftaya Galatasaray deplasmanına gidiyor. Burada kazanmaları zor ama son hafta kendi sahalarında düşmemeyi garantilemiş Erdemir'i yeneceklerini düşünüyorum ben. Beklenenin aksine bir sürpriz yaparak ligde kalabilir Aliağa, çok ama çok önemli bir galibiyet oldu bu onlar için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk Telekom, 3 hafta üst üste kaybettikten sonra 2 haftadır üst üste kazanan Banvit'i Ankara'da 93-79'la geçti. Türk Telekom'un kalan 2 maçı Selçuk ve Galatasaray'la. Onlar da ikinci olarak Antalya'dan kaçmaya çalışacaklardır. Zira, ligi büyük ihtimalle 7. sırada bitirecek Mersin'e karşı olası bir eşleşmede 1-0 önde başlayacaklar. Yeni transfer Oscar Torres de sahadaydı. İlk yarıyı izleyebildim, pek fazla izlenim edinemedim eline pek top almamasından dolayı ama fazla etki yaratacak bir oyuncuyu da benzemiyor açıkçası. Banvit ise, Selçuk Ernak'ın görevden ayrılmasının ardından daha düzenli, daha fazla pota altından oynayan bir takım haline geldi. Her maç 10 üçlükten aşağı denemeyen Crispin çoğunlukla müsait pozisyonları bekledi denemek için ve sadece 7 üçlük denemesinde bulundu, ki 3'ünde de isabet buldu bunların. Takım halinde de 21 üçlük denediler, ki 30'dan aşağı denemeyen bir takımdır genelde Banvit. İçeride Lance Willams çok etkili ama onun dışında önemli bir pota altı oyuncu olmamasından ve Williams'ın da çok çabuk yorulmasından mütevellit oyunun belli bölümlerinde sıkıntı yaşıyorlar. Ayrıca, Andre Brown da düzeni bozmaktan başka bir işe yaramıyor. Kendisinin bir benzeri Erdemir'de: Antwain Barbour. Lakin Barbour düzeni bozarken iyi işler çıkartıyor. Brown hem hücumu sürklase ediyor, hem de bir şey üretemiyor. İlk yarının büyük bölümünde sahadaydı ama boxscore'dan baktığım kadarıyla 19 dakika süreyle bitirmiş maçı. 2. devrede epey az süre aldı sanırım, hayırlı olmuş...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-3225972037127950048?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/3225972037127950048/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=3225972037127950048&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3225972037127950048'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/3225972037127950048'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/tbl-28-hafta.html' title='TBL: 28. Hafta'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR9fxgPl9I/AAAAAAAAAGM/Dxmtg1nyPZw/s72-c/tbl28hafta3.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-4544831389361493509</id><published>2009-04-26T18:16:00.003+03:00</published><updated>2009-04-26T18:22:08.397+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Photo'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Torres'i Bellemişler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR78WtY3qI/AAAAAAAAAFs/31CZQJgNwtI/s1600-h/c5051f24b049a6aff1aa8298d775ea69-getty-fbl-eng-pr-hull-liverpool.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 272px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR78WtY3qI/AAAAAAAAAFs/31CZQJgNwtI/s400/c5051f24b049a6aff1aa8298d775ea69-getty-fbl-eng-pr-hull-liverpool.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329020535904460450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR73aOUCJI/AAAAAAAAAFk/i7fqBBDQIu0/s1600-h/e5778a2cff4cfc8a5fab1f9a7570a67f-getty-fbl-eng-pr-hull-liverpool.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 278px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR73aOUCJI/AAAAAAAAAFk/i7fqBBDQIu0/s400/e5778a2cff4cfc8a5fab1f9a7570a67f-getty-fbl-eng-pr-hull-liverpool.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329020450948515986" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-4544831389361493509?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/4544831389361493509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=4544831389361493509&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4544831389361493509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/4544831389361493509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/torresi-bellemisler.html' title='Torres&apos;i Bellemişler'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfR78WtY3qI/AAAAAAAAAFs/31CZQJgNwtI/s72-c/c5051f24b049a6aff1aa8298d775ea69-getty-fbl-eng-pr-hull-liverpool.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6543138246755988068</id><published>2009-04-25T22:02:00.011+03:00</published><updated>2009-04-25T23:42:50.104+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Nba'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>Şu ana kadar ne oldu: Cleveland - Detroit</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfNp55LoZKI/AAAAAAAAABs/gHRzy3oOfJM/s1600-h/70638e838cc4f64f382c6740f934f99a-getty-86012964gs017_cleveland_cav.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328719227432494242" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 271px; height: 400px; text-align: center;" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfNp55LoZKI/AAAAAAAAABs/gHRzy3oOfJM/s400/70638e838cc4f64f382c6740f934f99a-getty-86012964gs017_cleveland_cav.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Efendim, bildiğiniz gibi Playoff'lar başladı, hatta ilk turun sonlarına gelindi. Ben de eşleşmelerin durumlarını masaya yatırayım dedim. Değerlendirmeye tuttuğum takım, NBA normal sezon birincisi ve pek tabii ki bana göre en önemli şampiyonluk adayı Cleveland ve çok başarılı geçen senelerin ardından, hızlı çöküş dönemine geçen Detroit'le başlayacağım. Okuyunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Öncelikle seri başlamadan önceki tahminim 4-1'di. Detroit'in yıllardır süregelen kazanma alışkanlığı, bizim bana göre kesin olan 2-0 sonrası cıvıma olayı beni tek maç alma olasığı hakkında düşündürmüştü. Seri başladı ve tahminlerim Detroit'in beklediğimin de altında kalması sonucunda tam anlamıyla içimde patladı. Adamların içi geçmiş bilader, bir Prince vardı ona da &lt;strong&gt;Lebrağam &lt;/strong&gt;hesabı kesti. Rasheed desen artık onun da sonbaharı, bırakacak bizleri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kısa kısa (hatta çok kısa kısa) maçlara bakarsak, ilk maç bize normal sezondaki son maçı hatırlattı. Çok düşük tempoda, savunmaların çarpışmasını seyrettik camia olarak. Neyse bizim asi taraftar ve Lebron'un maça ağırlığını koymasıyla rahat aldık. İkinci maçta ise Lebron'un yanına diğerlerinin de katılımıyla çok rahat kazandık. Detroit; aynı tas,aynı hamam. Stuckey de takılıyor Rafer Alston nidasıyla. Gelgelelim 3.maç, ki Detroit için kesinlikle çok önemliydi, yine düşük tempoda geçti, Lebron'u daha da iyi tuttular. Bu sefer de bizim zengin frontcourtun ihtiyar delikanlısı Joe çıktı meydana. Çok uzatmaya gerek yok, biliyorum çok aceleye geldi, tam aktaramadım size durumu. Kısaca; Detroit efsanesi bitmiştir, daha da gelmez uzun süre NBA'e.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328729529412362866" style="margin: 0px auto 10px; display: block; width: 214px; height: 320px; text-align: center;" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfNzRjDCInI/AAAAAAAAAB0/HDCTmFzu6LQ/s320/bdf9dbed98cded4ee16dcfcb52b2807d-getty-86012964ae043pistons_cavs.jpg" border="0" /&gt;Mo sende akıllı ol yavrucum, hadi bu seri idare ediyoruz da sıkıntıya gerek yok ileriki turlarda.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6543138246755988068?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6543138246755988068/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6543138246755988068&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6543138246755988068'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6543138246755988068'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/su-ana-kadar-noldu-cleveland-detroit.html' title='Şu ana kadar ne oldu: Cleveland - Detroit'/><author><name>zubizaretta</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_zCqmBf50QOY/SfNp55LoZKI/AAAAAAAAABs/gHRzy3oOfJM/s72-c/70638e838cc4f64f382c6740f934f99a-getty-86012964gs017_cleveland_cav.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-5784162261149640221</id><published>2009-04-25T19:54:00.004+03:00</published><updated>2009-04-25T20:14:21.090+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Stuttgart'ın Haftası</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfNAkdHyrDI/AAAAAAAAAFc/i8GlZIUpYEA/s1600-h/Mario+Gomez.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 284px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfNAkdHyrDI/AAAAAAAAAFc/i8GlZIUpYEA/s400/Mario+Gomez.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328673779146206258" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bundesliga'da bugünü karlı kapatan takım Stuttgart oldu. Evlerinde Frankfurt'u Caceau ve resimdeki Mario Gomez'in golleriyle 2-0 mağlup ettiler. Bu haftayı, Stuttgart'ın haftası yapan sadece kendilerinin kazanması değil rakiplerinin de kaybetmesi. Bayern Münich, Allianz Arena'da Halil'in tek golüyle 1-0 mağlup oldu. Kupa ve Şampiyonlar Ligi'nden sonra lig de yavaş yavaş elinden gidiyor Münich'in, sadece şampiyonluk değil Şampiyonlar Ligi şansını da riske soktular. Klinsmann için tehlike çanlarından da fazlası çalıyor artık. Diğer sonuç; Dortmund'un Hamburg'u evinde 2-0 mağlup etmesi. Evinde bu sezon hiç kaybetmeyen Dortmund'un bu galibiyeti şaşırtıcı değil. Hamburg çok yoğun bir tempoda götürüyordu sezonu, hafta arasında da 120 dakikalık maç oynamışlardı kupada.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. sıraya yükseliverdi 2-3 saat içinde Stuttgart. Önlerinde Münich, puanları 55. Avrupa Ligi derken, Şampiyonlar Ligi de göz kırpmaya başladı onlara. Kalan 5 maçlarının ikisi Bielefeld ve Cottbus ile. Diğer 3'ü Wolfsburg, Schalke ve Münich. Özellikle son hafta Allianz Arena'da oynanacak olan maç sırasını çok büyük ölçüde etkileyecek gibi Stuttgart'ın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-5784162261149640221?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/5784162261149640221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=5784162261149640221&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5784162261149640221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5784162261149640221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/stuttgartn-haftas.html' title='Stuttgart&apos;ın Haftası'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfNAkdHyrDI/AAAAAAAAAFc/i8GlZIUpYEA/s72-c/Mario+Gomez.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-5967478413472176193</id><published>2009-04-25T19:22:00.002+03:00</published><updated>2009-04-25T19:33:22.238+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Basketbol'/><title type='text'>İnsan Değil</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfM5FFXUUTI/AAAAAAAAAFE/qLpedy4obAc/s1600-h/chrislofton.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 290px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfM5FFXUUTI/AAAAAAAAAFE/qLpedy4obAc/s320/chrislofton.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328665543611535666" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ligin 18. haftasında Fenerbahçe Ülker'e karşı 13/20 üçlük ve 47 sayıdan sonra bir resital daha Lofton'dan. Biraz önce sona eren Mersin-Kolej maçında 17/22 üçlükle oynadı; takımının 116 sayısının 61'ine imzasını attı. Maçın yayını olmadığı için boxscore'dan takip etmek zorunda kaldık. Son periyotta Mersin'de tüm yedekler oyuna girmişken Lofton hala sahanın içindeydi, son 1-2 dakikaya girilirken muhtemelen taraftara alkışlatmak için çıkardı onu Ahmet Kandemir. Edip Burhan Spor Salonu'nda çıkan alkış sesinin inanılmazlığını tahmin etmek zor değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafta arasında milli takım söylentisi de çıkmıştı ciddi biçimde Lofton için. Oynadığı bu maçtan sonra o ihtimal de epeyce kuvvetlendi bana göre. Açıkçası kendi adıma, bu yaştaki İbrahim yerine Lofton'ı tercih ederim. Yaşı genç; kumaşı, class'ı belli. Bekliyoruz efendim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-5967478413472176193?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/5967478413472176193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=5967478413472176193&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5967478413472176193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/5967478413472176193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/insan-degil.html' title='İnsan Değil'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfM5FFXUUTI/AAAAAAAAAFE/qLpedy4obAc/s72-c/chrislofton.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6295473059322822623</id><published>2009-04-25T18:25:00.002+03:00</published><updated>2009-04-25T18:43:17.766+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Futbol'/><title type='text'>Jens Lehmann</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMspqCIkHI/AAAAAAAAAE8/ti46OJ3QLeU/s1600-h/lehmann.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 400px; height: 268px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMspqCIkHI/AAAAAAAAAE8/ti46OJ3QLeU/s400/lehmann.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328651878278926450" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Euro 2008 Finali'nde İspanya'ya kaybettikten sonra milli formaya veda etmişti Lehmann. 39 yaşındaki Stuttgart'lı, 2010 Güney Afrika'da ihtiyaç olursa oynayabileceğinden bahsetmiş, Joachim Löw ve milli takımın kaleci antrenörü Andreas Koepke'nin cevabı gecikmemiş. Şu an ellerinde 4 yetenekli kaleci olduğunu belirtmişler (Wiese, Adler, Enke, Neuer). Sırasıyla 28, 24, 31, 23 yaşında bu isimler. 2010 yılında 40 yaşını dolduracak olan bir kaleciden daha iyi seçenekler olacakları kesin. Wiese ve Enke'nin tatsız anıları yok değil ama özellikle Adler'e kaleyi teslim edilmesinin doğru karar olacağını düşünüyorum ben.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6295473059322822623?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6295473059322822623/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6295473059322822623&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6295473059322822623'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6295473059322822623'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/jens-lehmann.html' title='Jens Lehmann'/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMspqCIkHI/AAAAAAAAAE8/ti46OJ3QLeU/s72-c/lehmann.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3921399104064611636.post-6305252055406085051</id><published>2009-04-25T18:15:00.000+03:00</published><updated>2009-04-25T18:23:39.344+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Blog'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMqxds0njI/AAAAAAAAAEs/AXP3YOm7nDI/s1600-h/1875.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 323px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMqxds0njI/AAAAAAAAAEs/AXP3YOm7nDI/s400/1875.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5328649813384011314" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3921399104064611636-6305252055406085051?l=nobetcigolcu.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/feeds/6305252055406085051/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3921399104064611636&amp;postID=6305252055406085051&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6305252055406085051'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3921399104064611636/posts/default/6305252055406085051'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://nobetcigolcu.blogspot.com/2009/04/blog-post.html' title=''/><author><name>Russell</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SdczXVlL2FI/AAAAAAAAABo/o3GszzWxHjw/S220/bill+russell.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_SIvzaHIG-84/SfMqxds0njI/AAAAAAAAAEs/AXP3YOm7nDI/s72-c/1875.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
